Kurallara göre yaşamanız gerektiğini kim söylüyor?
Merhaba,
Ben Özlem Ercan. Yaklaşık 1 yıl önce eşim ve kızımla beraber İstanbul’da yaşayan hemen herkesin hayalini gerçekleştirip Antalya’ya taşındık.
Yabancı firmalardaki “kurumsal” işlerimizi bıraktıktan 1 ay sonra Antalya’ya yerleşmiştik bile.
Durumumuzun en can alıcı noktası burada başlıyor: Biz Antalya’da çalışıyoruz, ama kesinlikle Antalya’da iş aramadık. Çünkü çalıştığımız firmaların çoğu hala İstanbul’da.
“Kurumsal” ve “9 – 6” işlerimizden ayrılmadan önce kendi işimizi kurduk, geliştirdik, hedeflediğimiz hayat şartlarına uyarladık ve şu anda İstanbul’dan, Almanya’dan ve farklı şehirlerden müşterilerimiz var. Onlar için nerede olduğumuzun ve nereden çalıştığımızın hiç bir önemi yok. Çünkü teknoloji sayesinde artık iletişim çok daha hızlı ve kolay. Zaman değil (9 – 6 arası mesai), sonuç odaklı çalıştığımızdan, nerede olduğumuza kimse bakmıyor.
Bazen Antalya merkezden da bunalıp Kaş’a gidiyoruz, bir hafta orada çalışıyoruz. Bazen sıcaktan bunalıp Ege’ye kaçıyoruz. Nerede olduğumuz saklamıyoruz, ama müşterilerimizin çoğunlukla nerede olduğumuzdan haberleri bile olmuyor, çünkü işleri hallolduğu sürece onlar için bir problem yok.
Bundan sonra gitmeyi planladığmız yer ise Güney Afrika. Bir kere Cape Town’a gittik ve bu şehrin tam bize göre olduğuna karar verdik. Belki sonrasında seyahate devam edip, başka kıtalara, başka ülkelere gideceğiz.
Şimdi ne iş yapıyorsunuz peki diye merak ediyorsunuz. Aslında normal işimizden farklı bir şey yapmıyoruz. Ben pazarlama iletişimi konusunda uzmanım. Uluslararası firmalarda yaklaşık 10 yıl boyunca pazarlama ve iletişim bölümlerinde çalıştım. Şu anda da firmalara dışarıdan internet pazarlama konusunda hizmet veriyoruz.
Her işin bu “yerden bağımsızlık” durumuna uyarlanabileceğini düşünüyorum. Akla gelen ilk meslekler yine grafikerlik, tasarım, yazılım, fotoğrafçılık gibi duruyor, ama bir işte uzmansanız ve işinizi çok iyi yapıyorsanız, müşterileriniz için nerede olduğunuzun çok önemi kalmıyor.
Danışmanlığın dışında bazı firmalar için metin yazarlığı yapıyorum, bazı reklam ajanslarının müşterilerinin ve kendi firmalarımızın sosyal medya (Facebook, Twitter vb.) sayfalarını yönetiyorum. Yurtdışındaki firmalara da Türkiye’daki satışlarını artırma konusunda destek oluyorum mesela.
“Yerden Bağımsızlık” durumunun bizim için en büyük artısı aslında müşterilerimizi dünyanın herhangi bir yerinden olabilmesi oldu. Kendi işimizi İstanbul’da yapıp da sadece İstanbul firmalarını hedeflemiyoruz. Türkiye içinde herhangi bir şehirden de müşterimiz olabiliyor. Yani çalışma alanımız sınırsız, daha doğrusu dünya ile sınırlı.
Yani kısaca: Teknoloji Sayesinde Çalışırken Nerede Olduğumuzun Hiç Bir Önemi Yok
Siz de bu tip bir hayat tarzına, yani hem çalışıp hem sayahat etme imkanına sıcak bakıyorsanız, sitemizdeki yazılardan faydalanabilirsiniz. Bir yıl boyunca oluşturduğumuz topluluğumuzdan da faydalanmak için bize katılın sayfamızdaki sitelerdeki bilgi paylaşımlarını da takip etmenizi öneririz.
Bu yaşam sadece genç ve bekarlar içindir, doğru mu? Yanlış.
Özellikle bu işin evli ve çocukluyken yapılamayacağını zannedenler ve “bizden geçti artık” diye düşünenlere biraz daha detaylı bilgi vermek istiyorum. Bu yıl içinde yerden bağımsız yaşayanların oluşturdukları bloglar birleşerek bir anket düzenlediler. Ankete hem bu şekilde yaşayanlar, hem de henüz tam olarak yerden bağımsız olmamış ama ciddi şekilde hazırlananlar katıldı.
Toplam 268 kişinin doldurduğu anketin sonuçlarına göre;
GERÇEK 1:
Yerden bağımsız yaşayanların yaş ortalaması 35 – 44 iken, böyle bir yaşamı hedefleyenlerin yaş ortalaması 25 – 34.
Demek oluyor ki dünyayı dolaşıp aynı anda para kazanabilenler, aslında yeni mezunlar değil; tecrübeli, ne yaptığını bilen ve belli seviyede kaynaklara sahip insanlar. 30 yaş, iş ve kariyer açısından bir çok kişi için bir dönüm noktası. Bu yaştan sonra insanlar artık hayatta nereye gideceğine karar verme noktasına geliyor. Ofiste 9 – 6 çalışıp, hiç bitmeyen koşuşturmaya devam mı edeceksiniz, yoksa istediğiniz hayatı mı yaratmaya başlayacaksınız?
GERÇEK 2:
Yerden bağımsız yaşayanların %15’inin 18 yaş altında en az bir çocuğu varken, bu yaşama hazırlananların %19’u çocuk sahibi.
Ayrıca anketi yanıtlayan ve toplam sayının %15’ini oluşturan ebeveynlerin belirttiğine göre çocuk sahibi olmak kimseyi bu hayatı yaşamaktan alıkoymuyor.
GERÇEK 3:
Yerden bağımsız yaşayanların haftalık çalışma süresi 30 – 39 saat iken, bu yaşama hazırlananların çalışmaya harcadığı süre haftada 40 – 49 saat.
Yerden bağımsız bir hayat sürdüren insanlar, bu hayat tarzları ile sabit bir yerde yaşadıkları zamanlardaki aylık harcamalarını karşılaştırdılar. Sonuçta, seyahat ederken harcanan aylık paranın, sabit bir yerde harcanandan çok daha az olduğu ortaya çıktı. Düşünmeye değer, değil mi?
GERÇEK 4:
Bu dünyayı dolaşırken işini sürdürme konusunun genelde genç ve bekar insanlara uygun olduğu gibi genel bir düşünce olabilir. Ancak ankette kendilerini yerden bağımsız olarak tanımlayan kişilerin %60’a yakını ya evli ya da uzun süreli bir ilişkisi var.
Diğer yandan yerden bağımsız hayata henüz hazırlık yapanların yanıtlarına göre bu kişilerden %57’sinin bir şekilde ciddi bir ilişkisi bulunuyor.
Daha fazla bahaneniz kalmadı mı?
O zaman hemen Blog yazılarını okumaya başlayın.
Yerden Bağımsız (LIP) ne demek?
LIP: Location Independent Person, yani yerden bağımsız yaşayan ve çalışan insan. Bu terim blog yazılarında sık sık geçtiği için bilmekte yarar var.
Bu hayat tarzını yurtdışında kimler ortaya çıkarttı?
Bu blog ve LIP topluluğu ilk olarak Lea ve Jonathan Woodward isimli Yerden Bağımsız kişiler tarafından yaratıldı ve iki yıldan fazla bir süredir dünyanın her yerinden takipçileri var.
2009 yılı başında ben sitenin Türkçe versiyonunu yapmayı teklif ettim ve böylece işbirliğimiz başladı. Dili Türkçe olan bir yerden bağımsızlar topluluğu yaratmayı ve kendi seçtiği işi kendi istediği yerde yaşayarak yapmak isteyenlere destek olmayı amaçlıyoruz.
Lea ve Jonathan Woodward
Lea profesyonel hayata Londra’da yönetim danışmanı olarak başlarken, Jonathan da bir şirkette grafik tasarımcı olarak çalışıyordu.
Lea annesini kanser nedeniyle kaybedince çalışma hayatını bıraktı ve kişisel eğitmen oldu. Bir kaç yıl sonra Jonathan da işten ayrıldı ve ikisi birlikte kendi şirketlerini kurdular.
Şu anda Kinetiva isimli şirketi yönetiyorlar. Kinetiva, kendi kariyerlerini ve seçtikleri hayat tarzını yaratmak isteyenler için sürekli gelişen online topluluklar ağı kurmayı amaçlayan bir şirket.
Lea ve Jonathan 2007 yılının başında İngiltere’den ayrılıp kendilerine bir “ev” bulma amacıyla yola çıktı. Fakat bunun yerine yerden bağımsız olmanın sağladığı göçebe hayat tarzını daha çok sevdiklerini fark ettiler. Şu anda halen Tayland, Güney Afrika ve Karayipler gibi sevdikleri ülkelere seyahat ediyorlar.
Son durum: Lea ve Jonathan’ın kısa bir süre önce – tam da 4 Temmuz gününde – bir kız bebekleri oldu (plansız ve tamamen beklenmedik bir şekilde). 2009 sonunda kucaklarında bir bebekle yolculuklarına devam ediyorlar.








