MENÜ
Elveda Ofis > Blog > Seyahat, Gidilecek Yerler ve Ulaşım Konuları > Cape Town Seyahatimiz 2: Şehir İçi Gezilecek Yerler
Ara 7

Cape Town Seyahatimiz 2: Şehir İçi Gezilecek Yerler

Özlem Yetiş

bokaap_3

Cape Town bahar aylarından itibaren yaz sonuna kadar çok hareketli bir şehir. Bizim gittiğimiz Kasım ayında da kalabalıklaşmaya başlamıştı bile. Şehrin etrafındaki aktivitelerin yanı sıra şehir içinde de görmek isteyeceğiniz pek çok yer var. Bu yazım, şehirde yürüyerek dolaşabileceğiniz yerleri içeriyor. Table Mountain, Constantia gibi turla veya otobüsle gidilecek yerleri ayrıca bir sonraki yazımda topladım ki, oralara nasıl gidileceğini bilerek programınızı daha kolaylıkla yapabilirsiniz.

Long Street

Cape Town turumuza kaldığımız yere en yakın olan Long Street’ten başladık. Şehrin gece hayatıyla ünlü caddesi. Neredeyse 24 saat işlek olan bu cadde üzerinde pek çok restoran, café, bar, giyim, müzik ve hediyelik eşya mağazaları bulunuyor. Bar ve kulüpler sabaha kadar açık. Eğer Long Street yakınında kalmayı planlıyorsanız sabaha kadar müzik ve araba gürültüsünü göze almalısınız :) Önceki yazımda belirttiğim gibi mekanlarda fiyatlar oldukça makul, içecekler ucuz.

Caddenin genel görünümü biraz eski olmasına rağmen oldukça güvenli. Neredeyse her köşe başında bir güvenlik görevlisi var. Yürürken yanınızda çocuk veya kadın dilenciler belirebiliyor ve oldukça ısrarcılar. Ya çok kararlı yürüyüp gitmeniz, ya da yanımda bozuk yok gibi bir açıklama yapmanız gerek. Para istemek dışında bir zararları yok.

Long Street boyunca ülkedeki kolonyal mimari örneklerini görebilirsiniz. Mavi veya sarıya boyalı kubbeli binalar, oyma desenli beyaz sütunlardan kolonyal binaları tanıyabilirsiniz.

Long_Street

Cadde üzerindeki Beerhouse adlı mekan. Onlarca fıçı bira mevcut :)

Long_Street_Mekan

Caddenin sonunda ise bir Türk hamamı ve havuz var. Kadın ve erkek günleri ayrı, bu yüzden gitmek istiyorsanız önceden bilgi almanız gerek.

Long_Street_Hamam

V&A Waterfront

Waterfront, Cape Town limanının yanındaki eğlence ve alışveriş alanına verilen isim. V harfi Kraliçe Victoria, A harfi ise oğlu Alfred’i temsil ediyor. Aslında V&A tanımlaması İngiltere’de ve dünyada Victoria ve kocası Albert olarak bilinse de – mesela İngiltere’deki V&A Museum – “Victoria & Albert Museum” gibi – Cape Town Waterfront’una ismini veren kocası Albert değil, oğlu Alfred’miş.

waterfront_1

Burası gündüzleri şehrin en turistik, en kalabalık ve en hareketli noktası. Alfred ve Victoria Mall adlı iki alışveriş merkezi, restoranları, gösteri ve etkinlikler için mini bir anfi tiyatrosu, hediyelik dükkanları, sokakta şarkı söyleyen yerel kıyafetler giymiş acapella ve marimba grupları ve akvaryumu ile günün her saati dolup taşıyor.

waterfront_3

waterfront_4

İki alışveriş merkezinden biri olan Alfred Mall daha elit, pahalı ve antika tarzı dükkanları barındırıyorken, Victoria Mall ise bildiğimiz büyük alışveriş merkezlerinden. İçinde yüzlerce mağaza, fast-food restoranlar, döviz büroları ve Pick’n’Pay adlı süpermarket var. Burada aradığınız ne varsa bulabilirsiniz. Ancak popülaritesinden dolayı fiyatlar şehirdeki dükkanlara göre biraz daha pahalı.

waterfront_2

Waterfront’ta gezerken tasarım ürünleri satan mağazaları da görebilirsiniz.

Two Ocean’s Aquarium

V&A Waterfront içerisindeki akvaryumda, hem Atlantik hem de Hint Okyanusu’na ait deniz canlıları bulunuyor. Bunlar arasında renk renk balıklar, yosunlar, deniz atları, köpekbalıkları, dev kaplumbağalar, kurbağalar ve penguenler de var. Penguenlerin yemek saatine denk gelirseniz sizi güzel bir sunum bekliyor. Bakıcıları hem onları tek tek balık ile besleyip hem de bir yandan seyircilere detaylı bilgiler veriyor.

akvaryum_balık

akvaryum_penguen

Tüm akvaryumda özellikle çocuklar için pek çok ilgi çekici alan var. Yosunlara dokunabilecekleri bir havuz, mikroskop, oyun alanı ve küçük bir tiyatro da bulunuyor.

Yosun havuzu:
akvaryum_1

Penguenlerin beslenmesi:

Akvaryum giriş ücreti: 138 Rand/kişi

Company’s Gardens

companys_gardens

Şehrin içindeki dev bir yeşil alan burası. Long Street’in bir alt paralelinde kalıyor. Company’s adı verilmesinin nedeni Cape Town’da 1650’lerde doğu-batı arasında ticaret yapan Dutch East India Company tarafından kurulmasından ileri geliyor.

Bahçenin içinde yeşil alanlar, ağaçlar ve botanik bahçesinin yanı sıra Güney Afrika için önemli pek çok yapı bulunuyor. Bunlardan bazıları Milli Kütüphane, Yahudi ve Soykırım Merkezi, St. George Katedrali, İziko Güney Afrika Müzesi ve Planetaryum’u ve Parlemento binası.

Günün her saatinde dinlenmek, çimenlere yayılmak ve derin nefesler almak için ideal bir nokta. İçinde sebzelerinde yetiştiği ufak bir botanik bahçesini de barındırıyor. Bu bahçeden ihtiyacı olanlar sebzeleri alabiliyorlar.

Green Market Square

Long Street’in arka caddesinde yer alan bu küçük pazar yerinde her gün Afrika elbiseleri, ahşap heykeller ve hediyelik eşyalar satan tezgahlar kuruluyor. Alışveriş merkezleri ve dükkanlarda pahalı olan eşyaların aynılarını burada daha ucuza bulmak mümkün. Ayrıca sıkı pazarlık yapma imkanı da var. Satın alırken biraz duraksadığınızda satıcı hemen indirim yapmaya başlıyor, sizi başka tezgahlara kaptırmamak için mutlaka satmak istiyor. Bu nedenle pazarlık yeteneğinizi kullanmak için çok iyi bir fırsat.

Bu tezgahlar çevredeki sokaklarda da devam ediyor. Pazar gezmeyi severseniz yarım gününüzü Green Market ve çevresine ayırabilirsiniz.

Alınabilecekler arasında burada çok popüler olan aşağıda gördüğünüz desenlerde rengarenk elbiseler, etekler, bluzlar ve ahşaptan kaseler, takılar ve heykeller olabilir.

green_market

Bo-Kaap

Cape Town’un en renkli binalarının olduğu, genelde müslümanların yaşadığı bir mahalle Bo-Kaap. Apartheid yıllarında siyahlar, beyazlar ile aynı mahallelerde oturamıyorlar, sadece kendilerine ayrılmış alanlarda yaşayabiliyorlardı. Onlar da hayatları karanlık olduğundan, yaşadıkları evleri renklendirmek istemişler ve ortaya bu rengarenk mahalle çıkmış. Tam Signal Hill’in yamacında olduğundan sokaklar yokuş, ama manzaralar güzel :)

bokaap_1

bokaap_2

Aşağıdaki fotoda Bo-Kaap’tan inerken keşfettiğimiz bir cafeyi görüyorsunuz. Kahve çekirdeklerini kendileri getirip oradaki makinede taze taze kavuruyorlar. Gördüğüm kadarıyla herkes kendi kahvesini Kenya, Etiyopya gibi ülkelerden getiriyor ve kendi markası ile satıyor. Meşhur kahve zincirleri burada yok.

bokaap_4

Kloof Street

Long Street’in devamında yer alan Kloof Street, yabancıların konaklama için tercih ettiği mekanlardan. Pek çok hostel, guesthouse ve pansiyon var. Sakin mahalle havasında bir yer. Cadde boyunca restoran, cafe ve barlar mevcut. Farklı mekanlar görmek için tercih edilebilir.

Atlantik Sahili: Camps Bay, Sea Point, Green Point

Şehrin bence en çekici bölgesi, sahil şeridi. Birbiri ardına sıralanmış olan bu üç semtte bembeyaz kumsallar, güzel evler, yürüyüş-koşu- bisiklet yolları, sahil boyunca uzanan yeşil alanlar ve oturup denizi seyredebileceğiniz restoranlar bulunuyor.

Camps Bay’in tepeden görünüşü:
camps_bay_1

camps_bay_3

Camps Bay ve Sea Point’te şehrin zenginliğini hissedebiliyorsunuz. Lüks apartmanlar, evler, arabalar, iş çıkışı spor yapanlar ile Los Angeles veya Miami zannedebilirsiniz. Dünya çapında ünlülerin kış aylarını geçirdikleri bir semt burası. Yol boyunca pek çok plaj var. Hava güzelken kumsallar doluyor. Okyanus suyu Kasım ayında biraz soğuk olduğundan insanlar güneşleniyor ve plaj oyunları oynuyordu. Ancak Aralık ayınca rahatça denize girilebiliyor. Plajlarda şemsiye-şezlong kiralayanlar var. Ayrıca her dakika yanınızdan su, kola, dondurma satıcıları geçiyor.

camps_bay_2

Camps Bay ve Green Point arasında uzanan koşu ve bisiklet yolu:

camps_bay_6

Bu arada belirtmekte fayda var ki, sahiller beyaz ince kum. Biz bir tane bile çöpe rastlamadık, hepsi tertemiz. Nasıl bu kadar temiz tutabiliyorlar şaşırdım, oraya gelenlerin bilinçliliği mi yoksa bakım için özel bir çaba mı sarf ediliyor bilemiyorum.

Biz Camps Bay’e bir kaç kere gittik. Özellikle gün batımında deniz ve bulutların rengi harika oluyor. O saate denk getirerek sahil kenarında bir restoranda veya kumsalda güneş batışını izlemenizi tavsiye ederim.

camps_bay_5

Denize girme veya plajda güneşlenme niyetindeyseniz, Clifton 4 numaralı plaj güzel. Burası Camps Bay plajı kadar kalabalık ve yol üzeri değil.

camps_bay_4

MyCiti otobüslerinden 108 ve 109 numaralar Sea Point, Camps Bay ve Clifton’dan geçiyor. Hatta 109 numara başka bir sahil kasabası olan Hout Bay’e kadar gidiyor.

Sonraki yazılar:
Cape Town’da şehir içi turlar: Kırmızı, Mavi ve Sarı Otobüsler
– Cape Town’da günlük turlar: Cape Peninsula, Safari, Şarap turları
– Yeme-içme tavsiyeleri

Yorumlar