MENÜ
Elveda Ofis > Blog > İş Konuları > Bazen biraz geri çekilip işlere uzaktan bakmak gerekir
Nis 15

Bazen biraz geri çekilip işlere uzaktan bakmak gerekir

Özlem Yetiş

uzaktan_bakmak

Fotoğraf: Kyle Steed

 
Herkese merhaba ☺ Bu haftaki yazım işimizde verimi biraz daha artırabilecek bir durumu fark etmemizle ilgili. Lütfen okuduktan sonra kendi tecrübe ve tavsiyelerinizi bizimle de paylaşın.

Biz freelance çalışanların, yani kendi işini yapanların bazen karşılaştığı bir durumdur bu: Elimizde sürekli işler vardır, kazancımız da oluyordur ama işlerimizin hiç ilerlemediğini, yeni bir şeyler, bir heyecan olmadığını fark ederiz. Ya da çok işimiz vardır, başımızı kaldıramıyoruzdur ama böyle olduğu halde içimizdeki bir şey bizi rahatsız eder.

Son zamanlarda böyle bir şeyler hissettiğimde kendime şunu sormaya başladım:
Şu andaki işlerim beni yeterince mutlu etmiyor mu yoksa?

BİRAZ GERİ ÇEKİLİP İŞLERİNE UZAKTAN BAKMA ZAMANI GELMİŞ OLABİLİR!

Hepimiz kendi işimizi yapmaya başladığımızda bir iş tanımımız ve hedefimiz vardı. “Ben grafik tasarımcı olacağım, şunları şunları yapacağım.” veya “Ben metin yazarı olacağım, web projeleri ve sosyal medya için içerik yazacağım” veya “Mekan ve özel gün fotoğrafları çekeceğim” gibi.

Ama bir süre sonra bakarız ki hedefimizden ve gerçekten yapmak istediğimiz işlerden uzaklaşmışız. Gelirimizi belli bir düzeyde tutmak için doğal olarak bulabildiğimiz pek çok işi almışız ve aslında bunların çoğu bizim hedeflediğimiz işler değil.

Para kazanmak için iş almak elbette doğal bir hareket. Herkesin belli masrafları, borçları ve sabit ödemeleri var. Ancak severek yapmadığımız işler ne olursa olsun bir süre sonra bizi tüketecek ve belki de zamanımızı o kadar dolduracak ki, karşımıza tam istediğimiz gibi bir proje de çıksa, elimizdeki işlerden dolayı reddetmek zorunda kalacağız veya tam olarak konsantre olamayacağız.

Benim bu durumda tavsiyem: En azından bu tip işlerin farkında olabilmek.

 
Şöyle ki:

– Yaklaşık 6 ayda bir kendinizi günlük işlerin telaşından kopartıp bir kaç saatinizi ayırın.

– Bu zaman diliminde gözünüzün önüne işinize ilk başladığınız andaki halinizi getirin. Nelerden heyecan duyuyordunuz, kendinizi nasıl hissediyordunuz hatırlayın.

– Varsa yazılı, yoksa zihninizdeki hedeflerinizi önününe koyun ve şu anda yaptığınız işleri bu hedefe göre tartın, yoklayın.

Bunu yaparken şu durumla karşılaşmanız olası: Örneğin ilk başta yola “özel gün fotoğrafçısı” olmak için çıkmıştınız ama şu anda kurumsal şirket fotoğrafları çekiyorsunuz. Başka bir örnek: “Arayüz geliştiricisi” olarak işe başladınız ve hedefiniz büyük yazılım projelerinin içinde yer almaktı ama şu anda çoğunlukla web siteleri yapıyorsunuz.

– Bütçe açısından bu işler faydalı olabilir ancak orta ve uzun vadedeki hedeflerinizi düşündüğünüzde, severek yapmadığınız tüm işler sizin asıl işinizi yapmanızı engelleyecek.

– Yaptığınız tüm işleri kendinize göre gruplara ayırın. “Şu işi sadece para için yapıyorum”, “Bu işi gerçekten sevdiğim için yapıyorum.”… gibi. Sadece farkında olmanız bile sevdiğiniz tipteki işlere yönelmenizi sağlayacak. Bana güvenin ☺

– Şöyle de bir istisnai durum olabilir: Yeni işlerinizi ilk başta hedeflediğiniz işlerden daha çok sevebilirsiniz. Bu da normal, illa ki ilk hedefinize bağlı kalacaksınız diye bir kural yok. Hayat değişir, çevremiz değişir, zevklerimiz değişir. Bu durumda tabi ki yeni işlerinizi “sevdiğim iş” olarak etiketleyeceksiniz.

Ben bu tip zorla yaptığım işlerin farkına vardığımda, hemen sevdiğim işleri düşünüyorum ve aklımı biraz daha o yönde çalıştırıyorum. Böylece algıda seçicilik olarak tabir ettiğimiz gibi, istediğim türde işlere odaklandığımdan bir süre sonra yeni aldığım işler tam da istediğim türden geliyor ☺ Ama 6 ay sonra iş listesini yeniden gözden geçirmekte fayda var.

Sizin bu konudaki tecrübelerinizi merak ediyorum, düşüncelerinizi paylaşır mısınız?

Sevgilerimle,
Özlem

Yorumlar