MENÜ
Elveda Ofis > Blog > İş Konuları > GİRİŞİMCİLER OLARAK NELER HAYAL EDİYORUZ?
May 31

GİRİŞİMCİLER OLARAK NELER HAYAL EDİYORUZ?

Özlem Yetiş

iş kurmak, girişimcilik

Fotoğraf jay d

Bir süre önce Boğaziçi Üniversitesi ve İstanbul Kalkınma ajansı ile girişimciliği destekleyen farklı firmaların ortaklığında düzenlenen HayalEt seminerlerinden birine katılmış ve notlar almıştım. HayalEt programı, yeni iş fikirlerini hayata geçirmeyi, var olan girişimleri ise büyütmeyi ve yatırıma açmayı hedefleyen bir danışmanlık/eğitim programı.

Detaylarına web sitelerinden ulaşıp okumanızı tavsiye ederim. www.buhayalet.com Sizin de aklınızda projeler varsa, en azından neler oluyor, bu işlerin içinde kimler var, nasıl destek alınabilir gibi sorularınızın yanıtlarına ulaşabileceğiniz bir site.

HayalEt programı kapsamında bir dizi seminerler yapıldı. Bunların bazılarında girişimciler bizzat yol gösterirken, bazılarında yatırımcılarla girişimcileri buluşturmayı hedefleyen kurumlar yer aldı.

Benim katıldığım ise programın ilk semineri olan “Girişimci Ne Hayal Eder?” başlıklı olandı. Seminerde HayalEt koordinatörü Gamze Artun, program ortaklarından Angel Wings Ventures’tan Ozan Sönmez’in yanı sıra program konukları olarak Endeavor Türkiye temsilcisi Didem Altop, Stratejik İşler firma ortağı ve Stratejik Planlama Derneği Başkanı (aynı zamanda JCI 2012 Dünya Başkan yardımcısı) İsmail Haznedar, uluslararası bir girişimci destekleme platformu olan Entrepreneurs Roundtable’ın Türkiye komitesinden Duygu Atacan’ın sunumlarını izledik.

Şimdiki yazıda Endeavor Türkiye temsilcisi Didem Altop’un sunumundaki bilgileri paylaşmak istiyorum. Didem Hanım, yeni girişimcilerin işe başlarken neler hayat ettiğini ve gerçeklerin nasıl olduğunu çok güzel karşılaştırmalarla anlattı, ben de notlar aldım ve sizlerin dikkatini de bu konulara çekmek istedim.

Endeavor Türkiye sayfası => http://www.endeavor.org.tr

Entrepreneurs Roundtable sayfası => http://eroundtable.net

Stratejik İşler sayfası => http://www.stratejikisler.com/

Angel Wings Ventures sayfası => http://angelwingsventures.com/

İŞE BAŞLARKEN NELER HAYAL EDİYORUZ VE GERÇEKTE NE OLUYOR?

Öncelikle belirtmem gereken bir konu var. Endeavor, küçük işletmeleri ve yeni girişimleri YABİ olarak adlandırıyor. Açılımı “Yarının Büyük İşletmesi”. İşlerimize “Küçük Ölçekli” olarak değil de “Yarının Büyük Şirketi” olarak bakmak oldukça pozitif ve teşvik edici bir yaklaşım bence.

Girişimcilik aşamalarını ise şöyle sıralıyorlar:

1) Fikir

2) Proje (bu noktada girişimcilik başlıyor)

3) Start-up

4) KOBİ

5) YABİ (İlk günden itibaren hızlı büyümeye giden girişimciler yarının büyük işletme adayları)

Didem Hanım’ın verdiği bilgiye göre önümüzdeki 5-10 sene içerisinde melek yatırım konusunda ciddi fırsatlar oluşacak ve girişimcilik alanındaki gelişmeler tahminlerimizden de hızlı olacak. Bu konuları takip edip kendimiz için çok güzel fırsatlar yakalayabileceğimize inanıyorum.

Şimdi gelelim asıl konuya, yani “Girişimci Ne Hayal Eder?” konusuna. Daha doğrusu Endeavor deyimiyle “YABİ’ler Ne Hayal Eder?”. Sunumdaki önemli noktaları “Hayalimiz – Dikkat!” olarak özetlemeye çalışacağım.

Ancak detayları okumadan önce sizden isteğim sadece başlıklara bakarak aklınızdan geçen girişimin aynı böyle olup olmadığını düşünmeniz. Daha sonra neler düşündüğünüzü yorum kısmına yazarsanız sevinirim. Başlıklardakilerin sizin de hayalinizdeki işletmenin özellikleri olduğuna eminim. ☺

İşte başlıklarımız:

1) EN MÜKEMMEL ÜRÜN

Hayalimiz:
Tüm iş sahipleri, ilk olarak (ve doğal olarak) en mükemmel ürünü kendilerinin geliştirdiğini hayal ederler. Piyasadaki tüm ürünlerden daha kaliteli, daha iyi ürünü veya hizmeti sunmak hepimizin hayali tabi ki.

Dikkat!
En iyi ürünü sunabilmek mümkün. Ancak bunun için öncelikle iyi bir AR-GE yatırımı ve aynı şekilde düzenli bir AR-GE süreci gerekiyor. Bu aşamadaki sıkıntıları çekmeden, doğru yatırımı yapmadan ve ürün geliştirme aşamasındaki sorunlarla karşılaşmadan en mükemmel ürünü yaratmak çok olası değil. Bu gerçeği göz önüne almak gerekiyor.

2) EN İYİ REFERANSLARI VERECEK MUTLU MÜŞTERİLER

Hayalimiz:
Ürünümüzü pazara sunduktan sonra hepimizin hayali onu kullanıp çok memnun kalan müşteriler. Müşterilerimiz ürünü alıyor, o kadar memnun kalıyor ki bize hemen olumlu geri dönüşler veriyor. Her şey yolunda.

Dikkat!
Ürünü ortaya çıkartma aşamasında hedef kitleyi çok iyi tanımlamak gerekiyor. Bu ürünü/hizmeti kimler kullanacak? Geri dönüşleri nasıl kontrol edeceğiz? Müşteri ilişkilerini nasıl yöneteceğiz? Sorunları nasıl gidereceğiz?… gibi sorular üzerine kafa yormamız gerekecek.

3) BÜYÜK REKLAM YATIRIMI GEREKTİRMEYEN DOĞAL MEDYA İLGİSİ

Hayalimiz:
Eski bir halkla ilişkiler çalışanı olarak benim en sevdiğim madde bu oldu. Evet, ürünümüzü pazara sürdük, müşterilerimiz hemen aldı, kullandı ve o kadar memnun kaldılar ki hemen çevreleriyle paylaşmaya başladılar. Bu paylaşımlar arttı, arttı ve medyanın ilgisini çekecek boyuta geldi. Ürünümüz sürekli basında yer alıyor, röportajlar yapıyoruz, satışlarımız artıyor. Ne güzel değil mi?

Dikkat!
Gerçek şu ki yeni ürünümüz için bizi yoğun bir pazarlama ve halkla ilişkiler savaşı bekliyor. Belki ürün geliştirme sürecinden daha uzun bir süreyi pazarlama planı üzerinde çalışarak geçireceğiz. Bu arada medyanın ilgisini çekmek o kadar kolay değil. İyi planlanmış bir halkla ilişkiler stratejisi oluşturmak şart.

4) YANIMDA GURURLA ÇALIŞMAK İSTEYEN NİTELİKLİ ELEMANLAR

Hayalimiz:
Ürünümüz çok iyi, müşteriler memnun, medyanın ilgisi üzerimizde, satış sournumuz yok. Geriye ne kalıyor? İnsan kaynağımız. Piyasada adımız o kadar iyi biliniyor ki kaliteli çalışan bulmakta hiç sıkıntı çekmiyoruz. Çalışanlarımızın hepsi mutlu, hiç sorun çıkartmıyorlar, hele işten ayrılmak akıllarından bile geçmiyor.

Dikkat!
İnsan kaynağı şirketin en önemli varlıklarından biri ve bunu yönetmek ne yazık ki o kadar kolay değil. Ürün iyi, satışlar yüksek olsa bile şirket içi organizasyonun oluşturulması, işe alım ve eğitim süreçlerinin planlanması için yine yoğun bir enerji sarf etmek gerekebiliyor.

5) SINIRLI REKABET, AZ YASAL ENGEL VE BOL TEDARİKÇİ

Hayalimiz:
Piyasada ürünümüzle ilgili rekabet çok az ve bizi etkilemiyor. Yasal engelleri kolayca aşıyoruz. Ayrıca istediğimiz tedarikçiye kolayca ulaşabiliyor ve sorunsuz bir şekilde alım yapabiliyoruz. Tüm sistem bizim için kurulmuş adeta.

Dikkat!
Ürünümüz çok niş bir pazara hitap etse bile, bir süre sonra bizimle dikey veya yatay rekabet içinde olacak başka ürünler ve firmalar olacaktır. Çoğu sektörde halen var olan sıkı rekabetin içinde yer alacağımızı gözden kaçırmamamız gerekiyor. Tedarikçilerle sorunlar yaşanabilir ve yasal çerçevelerin bağımlılık ilişkileri bizi zorlayabilir.

6) KASAMIZDA PARA, SIRADA BEKLEYEN REHBERLER, UZMANLAR, BANKALAR VE YATIRIMCILAR

Hayalimiz:
Başlık aslında hayali oldukça iyi özetliyor. Finansal açıdan rahat olduğumuzu, danıştığımız insanların çok güvenilir olduğunu ve her zaman bize yardım için hazır olacaklarını, bankaların peşimizden koştuğunu hayal ederiz çoğunlukla.

Dikkat!
Öncelikle danışacağımız rehber kişileri bulmak bizi zorlayabilir. Doğru kişilere ulaşana kadar yanlış kişilerle çalıştığımızı fark etmeyebiliriz. İstemeden de olsa yanlış yönlendirmelerle karşılaşabiliriz.

Didem Hanım ve seminerdeki diğer konuşmacılar, nakit akışı tablosunun şirketler için hayati noktalardan biri olduğunu ve bu tabloyu çok iyi okumak ve yönetmek gerektiğini bir çok defa belirttiler.

Burada önemli bir nokta da maliyetlerin gerçekçi olarak hesaplanması. Nakit akışını ve finansal durumumuzu iyi yönetebilmek için hesaplarımızın ve maliyetlerimizin doğru bir şekilde çıkartılması gerekli. Örneğin bir çok yeni girişimci ilk yıl maliyetleri hesaplarken kendisinin hiç kazanmayacağını öngörür. Aslında bu yanlış bir yaklaşım. Maliyet hesabımızda mutlaka aylık kendimize ayıracağımız maaşımızın olması gerekiyor.

7) KARAR VERME, BİLGELİK, GÜVENİLİR ORTAK VE VAKİT YÖNETİM ÖZGÜRLÜĞÜ

Hayalimiz:
Şirketimizin finansal durumunu da garantiye aldık mı, sıra geldi rahat yaşamaya değil mi? Artık şirkette sadece önemli kararları veriyoruz, ortaklarımızla birlikte zamanımızı iyi yöneterek kendimize de vakit ayırabiliyoruz. Hayatta istediğimiz noktaya vardık sayılır.

Dikkat!
İşimizde her şey yolunda gidebilir ve gerçekten böyle bir noktaya varabiliriz. Ancak yine de ortaklarımıza ve devlete hesap vermemiz gereken durumlar, yerine getirmemiz gereken yasal yükümlülüklerimiz olacaktır. İşlerin sürekli büyümesini sağlamak için almamız gereken riskler olacaktır. Yüzde yüz rahatlık beklemek çok gerçekçi değil, her zaman elimizin şirketin üzerinde olması gerekiyor.

8 ) LİDER ÜNVANI, SAYGINLIĞI VE YAPTIRIM GÜCÜ

Hayalimiz:
Sektörümüzün liderlerinden biriyiz artık. Şirketimiz büyümüş, kurumsallaşmış, biz de kurucu olarak piyasada lider saygınlığımızın keyfini çıkartıyoruz. Görüşlerimiz alınıyor, pazara yön veren insanlarla birlikte oturuyoruz.

Dikkat!
Bu noktada yine iyi bir halkla ilişkiler ve itibar yönetimi çalışmasına ihtiyacımız olabilir. Unutmayacağız ki çok göz önünde olan kişilerin hataları daha kolay görünür. Özgüvenimizin yüksek olması, networkümüzü, yani iş ağımızı iyi kurmamız gerekiyor.

9) SAĞLIK, SEVGİ, GÜVENCE, MADDİ VE MANEVİ KAZANÇ VE HUZUR

Hayalimiz:
İşte sonunda yıllarca hayalini kurduğumuz yere vardık. İşimizi kurduk, büyüttük, hayatımızı planladık ve ailemizle birlikte istediğimiz gibi rahat yaşıyoruz.

Dikkat!
Evet bu noktaya gelse de bir girişimcinin her zaman sorumlulukları olacağını atlamamak gerekiyor. Öncelikle işimizi hala önemsiyor olacağız. Bu nedenle ailemize ve arkadaşlarımıza karşı vakitsizlik sorunumuz olabilir. Fedakarlık ve ciddi özverilerde bulunmamız gerekebilir.

*****

Bu maddeleri okuyunca girişimcilik sizi korkutmasın. Hayal etmek çok güzel ve dünyadaki herkes bunları hayal ediyor. Yani çok doğal bunları düşünerek işe başlamak. Ancak anladığımız gibi işimiz konusunda gerçekleri de görmekten vaz geçmemek gerek.

Her zaman dediğim gibi sevdiğimiz işi yaparak, karşılaşacağımız zorlukların bir çoğunu kolayca atlatabilir ve tutkuyla çalışmaya devam edebiliriz.

Bu konudaki yorumlarınızı merak ediyorum ☺ Sizce hayal ettiğimiz ve gerçekte farklı olan başka maddeler var mı?

*******

EDIT: Bu hafta (2 Ağustos) Webrazzi Endeavor Turkiye ofisini tanıtan bir program hazırladı. Onu seyredince bu yazıda da olması gerektiğini düşündüm. Didem Altop ve Endeavor Türkiye’yi daha yakından tanımak için seyretmenizi tavsiye ediyorum:

Yorumlar