MENÜ
Elveda Ofis > Blog > İş Konuları > SOSYAL MEDYADA BAŞARILI OLMAK İÇİN NELERE DİKKAT ETMELİYİZ?
Şub 14

SOSYAL MEDYADA BAŞARILI OLMAK İÇİN NELERE DİKKAT ETMELİYİZ?

Özlem Yetiş

sosyal medya

Fotoğraf marcomagrini

Sosyal ağlarda markanızı veya kendinizi tanıtmak için kimliğinizi oluşturdunuz, sayfalarınızı açtınız ve içerik girmeye başladınız. Bu konulardaki önceki yazılar şurada:

Sosyal Medyayı İşimiz İçin Neden Kullanmalıyız?
Sosyal Medya’da Hangi Siteleri Nasıl Kullanıyoruz?

Şimdiki yazıda sosyal medyada dikkat edilmesi gereken bazı konuları yazmaya çalışacağım. Daha kolay anlatacağımı düşündüğüm için küçük alt başlıklara ayırdım. En son bölümde de sosyal medyada ölçümün önemini ve ölçüm yollarını bulacaksınız.

BUNLARA DİKKAT

DİYALOG MU, MONOLOG MU?

Twitter gibi siteler yapıları itibarı ile monolog gibi görünseler de, aslında tüm sosyal mecralar diyalog yeridir. Amacımız yeni kişiler tanımak, iletişime geçmek ve sonucunda ortak bir şeyler yakalamaktır. Şu anda sadece bu ağlardan tanıdığım ve sürekli iletişim halinde olduğum onlarca arkadaşım var. Sadece kendimizle veya markamızla ilgili yazmak yerine, diğer kişilerin yazdıklarına yorum yapmak da çevremizi genişletir.

Sektörünüzle ve konunuzla ilgili bloglara ve sayfalara sürekli uğrayarak, dikkatinizi çeken konular varsa, bu konulara yorum yapabilirsiniz. Böylece blogun (veya Facebook için sayfanın) sahibi de size karşılık vermek isteyecek ve mutlaka sayfanıza uğrayacaktır.

BEN, KENDİM VE MARKAM

Bu da hassas konulardan biri. Kendimi mi öne süreceğim, markamı mı yoksa ikisini birden mi? Ben Özlem Ercan ve Elveda Ofis’i birbirinden ayırmayı tercih ettim. Genelde herkes bana “Elveda Ofis Özlem” dese de, Elveda Ofis’in sosyal medya sayfaları benden bağımsız işleyen yerler. Böylece üye olanlar kendilerini benim arkadaşım olmak zorunda hissetmiyorlar. Hatta Elveda Ofis’in Facebook takipçilerinin çoğunu tanımıyorum.

İkisini ayırmanın bir faydası da şu: Kendi arkadaşlarınızla daha samimi ve esprili paylaşımlarda bulunabilirsiniz. Ama markanızı kendi hesabınızla aynı tuttuğunuzda aynı samimiyeti yakalayamayabilirsiniz.

Kişisel bir markanız varsa, onu kendinizden ayrı tutmanızı tavsiye ederim. Böylece ileride kurumsal bir yapı isterseniz, işiniz çok kolaylaşır. Ayrıca sponsorluk vb. görüşmeleriniz için de bu durumun faydalı olduğunu düşünüyorum.

GÖRSEL DESTEK

Sosyal medya sayfalarınızı mutlaka size özel tasarımlarla kullanın. Var olan sabit tasarımlardan birini seçmektense, kendi markanızın yer aldığı logolar ve arka planlar kullanın. Bu oldukça ciddi bir görünüm sağlar ve takipçilerinizde güven oluşturur. Bu konuyu atlamayın.

ETİKETLER / HASHTAG

Sosyal mecralardan bazıları “hashtag” dediğimiz özel kelime aramalarına sahiptir. Örneğin Twitter ve Friendfeed’de bir içerik paylaşırken konuyu anlatan anahtar kelimeleri “#” işareti ile birlikte kullanırsanız, o etiketleri arayanların karşısına çıkma ihtimaliniz artar.

Örneğin, Twitter’a Elveda Ofis ile ilgili özel bir içerik girdiğimde cümlenin bir yerine #elvedaofis yazıyorum ve bu bir “hashtag” oluyor. (Antalya ile ilgili bir yazı girdiğimde de #Antalya, #seyahat gibi kelimeleri hashtag yapıyorum.) Twitter’de bunun gibi hashtag’ların üzerine tıkladığınızda (bunlar link özelliğindedir) aynı hashtag’i kullanmış herkesin içeriğini görebilirsiniz. Böylece diğer kullanıcılarla ortak bir dil kullanmaya başlarsınız.

Var olan, diğer kişilerde gördüğünü popüler hashtag’leri kullanabileceğiniz gibi, kendi hashtag’inizi kendiniz de yaratabilirsiniz.

Twitter’ın sağ kolonundaki Worldwide Trends kısmında o sırada en çok kullanılan hashtag’leri görebilirsiniz.

TARTIŞMALAR

Sosyal medyada gözlerden ve şahsi karşılaşmalardan uzak olduğumuz için bazı konulara dikkat etmeyebiliyoruz. Örneğin çok hararetli politik bir tartışmaya rast geldiğimizde, bir süre kendimizi tutsak da en sonunda dayanamayıp bir iki laf etmeye kalkabiliriz. Aynısı dini tartışmalar için de geçerlidir.

Ancak bunu yapmadan önce orada ne için bulunduğumuzu aklımızdan çıkartmamamız gerek. Tanımadığımız kişilerle bu tip tartışmalara girmek, sonu olmayan bir yola girmeye benzer, haklı – haksız olmadığından en sonunda kendinize zarar verdiğinizle kalırsınız. UNUTMAYIN: Google unutmaz!

Herhangi bir tartışmada düşünmeden yazılan uygunsuz sözler, en kritik anda önünüze çıkıverir. Rekabet olan bir sektörde iseniz, rakipleriniz kısa bir Google araması ile yazdığınız her şeyi ortaya çıkartabilir.

Bu durumları baştan engelleyerek ne olursa olsun hiç bir politik, dini vb. tartışmaya girmemeyi seçin.

PAYLAŞIM TARZIMIZ

Hedef kitlenizde değişik görüşlere mensup kişiler olabilir. O yüzden paylaşım tarzı herkesi kapsayacak şekilde olmalı. Samimi, saygılı ve odaklı paylaşımlar hem bizi hem de markamızı orta ve uzun vadede koruyacaktır.

Gereken durumlarda esprili olmak, hatta genelde komik biri olarak tanınmak, popülaritenizi artıracaktır. Yine saygıyı kaybetmeden tabii. Komik olmak da bildiğiniz gibi hassas bir durumdur ve TV’lerden çok aşina olduğumuz gibi, komik olacağız derken edeceğimiz bir kelime bizi bitirebilir.

Tüm bunlar için vereceğim tek tavsiye: Her kelimenizi yazarken iki kere, hatta üç kere düşünmeniz. Sosyal medyada bazı içerikler çok hızlı yayılır, siz bile ne olduğunu anlamadan paylaştığınız bir şey aniden yüzlerce, binlerce kişiye ulaşmış olabilir.

OLUMSUZ DURUMLARDA

Tüm markalar ara sıra hata yapabilir. Yukarıda bahsettiklerim gibi bir durumda kalabiliriz. Yine de kendimizi kurtarmak için bir şansımız olabilir.

Mutlaka ama mutlaka “orada” olmalıyız. Eleştirilere yanıt vermeli, kendimizi daha da büyük bir hataya düşürecek şekilde değil ama gerektiği kadar savunmalı ve gereken açıklamayı mutlaka yapmalıyız.

Özür dilemek her zaman yumuşak bir ortam yaratır. Böyle bir durum varsa özür dilemekten çekinmemeliyiz, bu bizim dürüstlüğümüzü ortaya koyar. Ortadan kaybolmak sorunu iyice çözümsüzlüğe götürür, sonunda yine Google’daki olumsuz yorumlarla hatırlanırsınız.

MUTLAKA YAPMALI: ÖLÇÜM

Pazarlamanın en önemli noktalarından biri de ölçümlerdir. Belli aralıklarda durup nereye gittiğinize bir kez daha bakmak, hedeflerinizi yakalama konusunda nerede olduğunuzu görmek ve yolunuza daha güvenli devam etmek ve sonuca ulaşmak için ölçüm yapmak gerekir.

Sosyal medyada da başarımızı ölçmenin bir kaç kriteri vardır. Tüm bu ölçümler tamamen hedeflere göre belirlenmelidir, yani nasıl bir kitleye hitap ettiğinizi kendiniz seçtiğiniz gibi bu kitleden ne kadar geri dönüş hedeflediğinizi de kendiniz belirleyeceksiniz.

1) TEPKİLER/YORUMLAR

Benim için takipçi sayısından daha önemli bir kriter.

– İlk soru: Yazdıklarıma tepki alıyor muyum? Tepki derken bana ve koyduğum içeriğe yapılan yorumları kast ediyorum. Eğer yazdıklarım üst üste hiç bir tepki almıyorsa, iki ihtimal var: 1) Hedef kitlemin dikkatini çekememişim – bunun için hitap ettiğim kişileri daha iyi tanımam gerek 2) Paylaştığım içerik iyi değil – ilk maddeye pararlel aslında. Hedef kitlemiz – yani bizi takip edenler – doğru kişiler olsa bile, onların dikkatini çekememe ihtimalimiz var. Bunun için biraz daha ilgi çekici (belki de biraz daha sivri) içerikler girebiliriz.

– İkinci soru: Yazdıklarıma istediğim sıklıkta tepki alıyor muyum? Çok hareketli, herkesin her gün bir şeyler paylaştığı bir Facebook sayfası mı hayal ettiniz? O zaman gereken hareketli ortamı yaratmayı başarıp başarmadığınıza bakmanız gerek. Bu tabii ki hemen ilk ayda olmayacaktır. Ancak hedefinizden şaşmaz ve istikrarlı bir şekilde bu konuya eğilirseniz, bir süre sonra istediğiniz yorum/paylaşım sıklığını yakalayabilirsiniz.

Yorum aldıkça bu yorumlara yanıt vermek gerektiğini bir kez daha hatırlatmak isterim. Eğer size yapılan yorumlara yanıt vermezsek, kişiler bir daha yorum yaparken çekingen davranacaklardır.

2) TAKİPÇİ SAYILARI

Bir çok markanın başarı ölçütü takipçi sayısıdır. Gerçekten şu anda en önemli kriter takipçilerin sayısı gibi görünüyor. Ancak zaman içinde bunun değişip, takipçilerin kalitesine dönüşeceğini düşünüyorum. Yüzbinlerce takipçisi olan bazı şirketler şimdiden daha küçük ve odaklı bir kitle istediklerini belirtiyorlar.

Takipçi sayısının çok fazla olması, kontrolün sizden çıkmasını da sağlayabilir. Ne kadar çok kişiyle diyaloğa girerseniz, konunuzun o kadar dağılma riski vardır. Sürekli uygunsuz yorumları silmek sizi yorabilir.

3) SOSYAL MEDYA TAKİBİ

Sizin girdiğiniz içerikler dışında, başkaları da haberiniz olmadan sizin hakkınızda konuşuyor olabilir. Sadece sizin hakkınızda konuşulanları değil, bulunduğunuz sektörle ilgili nelerin konuşulduğunu, beğenildiğini veya eleştirildiğini de görmek isteyebilirsiniz.

Bu durumda sosyal medya takibi gereksinimi ortaya çıkar. Kendi anahtar kelimelerinizi kullanarak bu takibi kendiniz yapabileceğiniz gibi, bu işi profesyonel yapan ve tüm sosyal medyayı anlık olarak takip eden şirketler de bulunmakta. Kişisel siteler için olmasa bile markalar ve şirketlerin mutlaka sosyal medya takibine ihtiyaçlarını olduğunu düşünüyorum. Böylece hem güncel konulardan haberdar olabilir, hem de olumsuz yorumlara kısa süre içinde müdahale etme şansı bulabilirsiniz.

– –

Bunlar dışında kendinize başka ölçümler de belirleyebilirsiniz. Ürün satışı yapıyorsanız, satış rakamlarındaki artışı baz alabilirsiniz ve buna göre yeni stratejiler ve yapılacaklar belirleyebilirsiniz.

Sosyal medya konusunda her gün yeni bir şeyler öğreniyoruz. Ben de daha fazla deneyim kazandıkça, yeni ipuçları edindikçe sizlerle paylaşmaya devam edeceğim.

– –

Not: Bu arada JCI Türkiye’nin 2011 için Sosyal Medya Ulusal Direktörü seçildim. Bu hem benim kendimi daha da geliştimemi sağlayacak, hem de topluluk yönetimi konusunda deneyimimi artıracağım. Gelişmeleri mutlulukla paylaşacağım ☺

Yorumlar