MENÜ
Elveda Ofis > Blog > İş Konuları > SOSYAL MEDYA SİTELERİNİ NASIL KULLANACAĞIZ?
Oca 10

SOSYAL MEDYA SİTELERİNİ NASIL KULLANACAĞIZ?

Özlem Yetiş

Fotoğraf See-ming Lee

Sosyal Medya İşinize Nasıl Bir Katkı Yapar başlıklı ilk yazının devamı olarak işimiz için hangi siteleri nasıl kullanacağız konusunda geçmek istiyorum. Bana danışanlardan ve arkadaşlarımdan en fazla gelen sorulardan biri de nereden ve nasıl başlanacağı oluyor.

Nasıl başlayacağız?

Platformları seçme

XING, LinkedIn, Facebook, Twitter, FriendFeed ve çok daha fazlası… Hangi siteyi nasıl kullanacaksınız? Bu tamamen işinizin türü ve hedef kitlenizin nerede olduğu ile alakalı. İşinizin bir kaç yönü varsa, bu yönleri ağırlıklı olarak kullanacağınız farklı siteler seçebilirsiniz. Aynı şekilde işinize uygun hedef kitle nereyi daha çok kullanıyorsa sizin de ağırlığı o tarafa vermeniz mantıklı. İş konusunda popülarite değil, geri dönüş oranı önemli.

Örnek vermek gerekirse: Elveda Ofis’te hem iş kurma, pazarlama, girişimcilik gibi konular, hem de seyahat ve kişisel gelişim konuları olduğu için şöyle bir dağılım yapıyorum: XING ve LinkedIn gibi siteler iş ağı kurmaya yönelik olduğu için buralarda iş geliştirme, pazarlama ve networking konularında yazmaya özen gösteriyorum. Bu sitelerde ayrıca çeşitli gruplar mevcut olduğundan, daha detaylı olarak eğer seyahat gruplarına üye olursam da buralarda Elveda Ofis’in seyahat yönünü ortaya çıkartıyorum.

Facebook, Twitter ve FriendFeed ise benim için daha samimi ortamlar. Buralarda hem genel konularda fikir alışverişi yapıyorum, hem de blogumun genel tanıtımını. Yine gruplarda konu başlığına uygun şekilde girişler yapıyorum.

Siz de kendinizi ve işinizi en iyi şekilde öne çıkartacağınız siteleri iyice inceleyip, ona göre karar verebilirsiniz. Kısaca şu an en fazla kullandığım siteleri anlatmak gerekirse:

Facebook

Tartışmasız “sosyal ağ” kavramının lideri. Önceleri arkadaşlar ve yakın çevremizle iletişim kurmak için başlamış olsak da, şu an tüm büyük markalar internetteki iletişimlerinde mutlaka Facebook’u kullanıyorlar. Facebook’un işinizi geliştirmek için uygun olduğunu düşünüyorsanız, markanız adına bir sayfa açmanızı öneririm. (Grup açmaktansa sayfa açmanızı tavsiye ederim) Buradan tüm kampanyalarınızı ve haberlerinizi duyurabilir, ayrıca yarışmalar, etkinlikler için kullanabilirsiniz. Bir kaç markanın Facebook sayfalarını aşağıda veriyorum. Bu sayfaları iyice inceleyip, içeriklerine dikkat ederseniz, siz de benzer bir etki yaratabilirsiniz.

http://www.facebook.com/Yemeksepeticom
http://www.facebook.com/NokiaTurkiye
http://www.facebook.com/nikefootballturkiye
http://www.facebook.com/SamsungTurkiye

Önce iyi ve kaliteli içerikler girmeye başlayıp, daha sonra sayfanıza yeni uygulamalar yükleyebilirsiniz.

Dikkat: Bir çok şirkette bu hatayı görüyorum. Firma isminizle yeni bir kullanıcı oluşturmayın. Bunun yerine kendi profilinizle giriş yapıp “yeni bir sayfa” oluşturun ve firma/marka isminizi bu sayfada kullanın. Sayfa oluşturmayıp yeni bir kullanıcı girişi yaptığınız zaman, bu bir “kişi” olarak algılanıyor ve ortaya itici bir sayfa çıkıyor. Örneğin doğum tarihi 09.06.1969 olan, evli ve 2 çocuklu bir marka ☺

Twitter

Yine sitenizde kullandığınız içerikleri, yeni haberlerinizi 140 karakterde duyurabileceğiniz, dünyada en fazla kullanılan “mikro-blogging” sitesi. Türkiye’de kullanımı giderek artıyor, ancak dünyada bizden çok daha yaygın ve aktif olarak kullanılıyor. Dolayısı ile sosyal medyada bulunmak istiyorsanız Twitter’a iyice alışmanızı öneririm.

Twitter’ı kullanma amaçlarımdan biri de sadece paylaşım yapmak değil, kendi alanımda dünyadaki gelişmeleri takip etmek. Bu konuda en fazla verim aldığım yer Twitter. Yurtdışından teknoloji ile ilgili bir çok kişiyi takip ediyorum ve tüm gelişmeleri anlık olarak alabiliyorum.

Diğer sitelere nazaran Twitter bana daha “kişisel” geliyor. Doğrudan marka isminizle yer almaktansa, kendi isminizin yanına markanızı yazmanız birebir iletişim açısından daha kolay kabul görebilir. Girişimci bir kaç kişinin Twitter hesaplarını da örnek olarak paylaşıyorum:

http://twitter.com/SinaAfra
http://twitter.com/fikirbaz
http://twitter.com/ersanozer

Dikkat: İnsan diğer yazılan komik yazılara (tweet diyoruz bir onlara) kapılıp birden kendi özel hayatını paylaşmaya başlayabiliyor. Bu bir noktaya kadar olumlu olsa da ipin ucu kaçınca işinizin tanıtımı ile ilgili sorunlar ortaya çıkabiliyor. Kişisel paylaşımlarda ölçülü olmayı ihmal etmeyin.

XING

Benim için en önemli sosyal ağlardan birisi, hatta tanım olarak XING bir “sosyal iş ağı”. Çok kapsamlı bir platform olduğu için XING’e biraz zaman ayırmanızı öneririm. Burada hem kişisel profilinizi oluşturup çok detaylı bilgilerinizi girebilirsiniz, hem de şirketiniz için ayrı bir sayfa açıp buraya yeni haber ve yazılarınızı girebilirsiniz.

Kişisel profil sayfanız da içerdiği detaylı bilgilerden dolayı özgeçmiş olarak kullanılabiliyor. Ben özgeçmişimi göndermem gereken yerlere veya tecrübelerimden bahsetmek istediğimde XING sayfamın linkini veriyorum. Google arama sonuçlarında da ilk sırada XING sayfanız çıkıyor ve sizi merak edenler ilk olarak profesyonel sayfanızı görüyorlar.

XING, işinizi, sitenizi veya blogunuzu tanıtmak için de büyük bir kitleye bire bir ulaşabileceğiniz platformlardan birisi. İlgilendiğiniz alandaki gruplara üye olarak hem kendiniz detaylı olarak tanıtabiliyorsunuz, hem de diğer üyelerle iletişime geçerek ve etkinliklere katılarak çevrenizi genişletebiliyorsunuz.

Şehre, ülkeye, dile veya sektöre göre istediğiniz gruplara üye olabilirsiniz. İşte benim takip ettiğim en aktif gruplardan bazıları:

Birleşik Arap Emirlikleri – Türkiye Platformu
Türk İş Klübü
İstanbul Grubu
Bilişim/İnternet Grubu

LinkedIn

“Sosyal İş Ağı” olarak kullanılan sitelerden biri. Bu site Türkiye’de çok fazla kullanıcıya hitap etmese de iş anlamında çok iyi fırsatları yakalayabileceğiniz bir yer. Uluslararası anlamda oldukça iyi kullanıldığını söyleyebilirim, bu nedenle çoğu sayfa Türkiye’ye bile ait olsa İngilizce içerikli oluyor.

Yine kişisel bir profil sayfası oluşturuyorsunuz (CV olarak kullanabileceğiniz bir sayfa) ve hedeflediğiniz kitleden kişilerle bağlantı kurmaya başlıyorsunuz.

Burada da bir çok kişiye ve fırsata gruplar yolu ile ulaşabilirsiniz. Benim takip ettiğim gruplardan bazıları:

Marketing Professionals – Turkey Network

Turkish Business Network

Social Media Marketing

FriendFeed

Bu sitenin en büyük özelliği girdiğiniz yazılara anında tepki/yanıt alabilmeniz. Ayrıca birisi sizin yazınıza yorum yaptığında veya yazınızı beğendiğinde, o kişinin bütün bağlantılarının da bunu görebilmesi. Yani girdiğiniz bir içerik hızla binlerce kişiye ulaşabilir.

Aslında buranın kurulma amacı, diğer tüm hesapların bir yerde toplanabilmesiydi. Facebook, Twitter, Flickr ve onlarca diğer hesabı buraya bağlayarak tüm girişlerinizi bir sayfada görebiliyorsunuz, aynı şekilde sizi takip edenler de görebiliyor. Ancak bir olumsuz yanı şu ki, FriendFeed geçen yıl Facebook tarafından satın alındı ve geliştirilmesi durduruldu. Yani kullanımının giderek azalacağı ve en sonunda kapanacağı tahmin ediliyor. Ben dahil burayı geçen yıl çok aktif kullanan kitle artık daha ağırlıklı olarak Twitter’ı kullanmaya başladı. Yine de Türkiye’den hatırı sayılır kullanıcısı var, kendinize ait bir profilinizin olmasının zararı yok.

DİĞER

Bunlar dışında kullanabileceğiniz YouTube gibi video siteleri, Flickr gibi fotoğraf siteleri, FourSquare gibi “geo-tagging” (bulunduğunuz yeri işaretleme) siteleri ve daha bir çok alternatif var. Ben burada en popüler olanları yazdım. Bu konuda ilerledikçe ve diğer kişilerin paylaşımlarını takip ettikçe yeni siteleri kendiniz keşfetmeye başlayacaksınız.

Eğer işinizde reklam filmleri, videolar kullanıyorsanız kendinize bir YouTube sayfası oluşturup videolarınızı buraya yükleyebilir ve takipçiler edinebilirsiniz. Fotoğraflarınız varsa bunları Flickr gibi diğer sosyal ağlarla bağlantılı bir siteye yükleyip ilgililerin bulmasını sağlayabilirsiniz.

Ayrıca tüm bu sosyal siteleri birbirine bağlayıp – veya sadece bir ikisini birbirine bağlayıp – tek bir yerden yaptığınız girişlerin diğer hesaplarınıza otomatik olarak gitmesini sağlayabilirsiniz. Ben bu seçeneği kullanmıyorum, tüm hesaplarımla ayrı ayrı ilgileniyorum. Sadece bloga yazdığım yeni yazılar otomatik olarak Facebook, LinkedIn ve XING sayfalarıma gidiyor, bunun dışındaki tüm paylaşımlarımı kullandığım sayfaya ve hedeflediğim kitleye özel bir hale getirmeye çalışıyorum.


Bu serinin üçüncü yazısının konusu markamızın/firmamızın iletişimini yaparken dikkat etmemiz gereken noktaları içerecek. Tüm sosyal ağlarda iletişim “anlık” olduğu için teknik konuların yanı sıra gireceğimiz içerikler ve kuracağımız bağlantıların yönetiminde hassas noktalar var. Gelecek yazıda bunları toparlamaya çalışacağım.

Bu aşamada sorularınızı ve eklerinizi yorumlar kısmına yazarsanız, ilerki yazılarımda değerlendirebilirim.

Yorumlar