MENÜ
Elveda Ofis > Blog > Seyahat, Gidilecek Yerler ve Ulaşım Konuları > Gideceğiniz Yerleri Seçerken: 3 Konuya Dikkat
Eyl 8

Gideceğiniz Yerleri Seçerken: 3 Konuya Dikkat

Özlem Yetiş

harita_elveda_ofis

Fotoğraf Justin.li

Bu hafta Ramazan Bayramı haftası olduğundan, gidebileceğiniz yerlerin seçimiyle ilgili yardımcı olacak bir yazı yayınlamak istedim. Tatil için yer seçimi daha kolay, ancak bir yandan işinizi sürdürüp bir yandan da özel hayatınızı daha keyifli yaşayabileceğiniz bir yer bulmak söz konusu olduğunda, planlamak biraz daha zorlaşıyor. İşin içine daha faza detay giriyor. Bu aşamada ayrıca planlama konusunda ne kadar yetenekli olduğunuz da ortaya çıkıyor :)

Doğuştan bir dijital göçebe olan Jenn Miller yazıyor. Kendisi hakkında bilgiyi yazının sonunda bulabilirsiniz:

Yerden bağımsız bir hayatı düşünürken heyecan duymanızın bir nedeni var: kendi seçtiğiniz yerlerde yaşayabilme ve çalışabilme fikri!

Ofis savaşları sizin için değildi. Annenizin evinde bir odaya sıkışıp kalmak da öyle.

Özgür olmayı düşlediniz, ipinizi koparmayı ve yola çıkmayı. Ancak gördünüz ki bu iş aslında göründüğü gibi değil.

Havuz kenarında çalışmak umduğunuz kadar pratik olmadı. Seyahat etmek güzeldi ama maddi olarak bunu karşılamak sizi çok zorluyordu.

Belki “yerden bağımsız” ve “profesyonel” kelimelerini aynı cümle içinde kullanmak sizi umduğunuzdan daha fazla zorlayacaktı.

Çok çalışıyorsunuz ve dünya ayaklarınızın altında, peki nereye gideceğinize ve seçiminizi neye göre yapacağınıza nasıl karar vereceksiniz?

Eğer dijital göçebeler için iyi bir yerin nasıl olduğunu öğrenmek istiyorsanız okumaya devam edin…

GİDİLECEK yer, Konum, Mekan

Bütün konunun gidilecek yerle ilgili olduğu doğruysa da… nereyi seçmek gerekir? Her birimizin hayalinde bir gidilecek yerler listesi var – kişisel “Ölmeden Önce Görülecek 1000 Yer” listemiz. Ancak bu yerlerin çoğu profesyonel anlamda iyi birer çalışma üssü olamaz.

Yanıt, bulunduğunuz yeri sevmek ve size ilham verecek yerlerde çalışmak arasında gidip gelecektir. Şu anda bizim sürdürdüğümüz yerden bağımsız hayattaki başarının büyük bölümü gittiğimiz yerlerde işlerimizi rahatça yapabiliyor olmamızdan kaynaklanıyor.

Kendinize sorun: “Neyi elde etmeye çalışıyorum?”

  • Tarihi bir roman yazmak veya rahatsız edilmeden yeni bir ürün yaratabilmek için sessiz bir yer mi arıyorsunuz?
  • Önemli bağlantılar kurup yeni iş ortakları mı edinmeniz gerekiyor?
  • Becerilerinizi geliştirebileceğiniz bir yer mi arıyorsunuz?
  • Çok istediğiniz bir yere gidip rahatça yaşamak ve hayatın tadını çıkartmak mı istiyorsunuz?

Gideceğini yeri seçerken verdiğiniz bu yanıtlar sizi yönlendirecektir.

ERİŞİM KOLAYLIĞI – ULAŞILABİLİRLİK

Dijital göçebeler olarak dünya üzerinde nereye gidersek gidelim, anahtar kelime ulaşılabilirlik olacaktır. İronik olarak, yer seçimi yaparken en fazla göz ardı edilen konu da budur.

Kartpostalda çok güzel görünmesi, bir yeri sizin için ideal bir çalışma üssü YAPMAZ.

Ulaşılabilir olma konusunda “tartışılmaz” konular hangileri?

İNTERNET BAĞLANTISI

Bu olmadan çalışamayız ve muhtemelen siz de çalışamazsınız. İnternetteki varlığımızı en aza indirebilir ve haftada sadece bir kaç kez internete girebiliriz ama yine de bulunması ZORUNLUDUR. Tabii tercihan kağnıdan daha hızlı olması da.

DİL

Yerel dili konuşamadığımız yerlerde de bulunduk ama kolay olmadı. Herhangi bir yerde yaşama ve çalışma konusunda yeniyseniz, düş kırıklığına uğramamak için yerel halkla az da olsa iletişim kurabileceğiniz bir yeri seçin.

Sözlüklere güvenmek makul bir plan olabilir, ta ki Arapça konuşan bir operatörle internet bağlantısı hakkındaki probleminizi tartışmaya başlayana kadar. Hiç anlaşamadığımız bir dilde konuşulan yerler bizim için “çalışma üssü” yerine “macera seyahati” sınıfına giriyor.

HAYATI KOLAYLAŞTIRAN ŞEYLER

Bu konu tamamen kişisel ihtiyaçlara göre değişir. Biz uzatma kablosu 18 m. ötedeki banyodan gelen çadırda da iş yaptık ama oraya hiç bir zaman üssümüz demedik.

Hepimiz daha az şeyle de idare edebiliriz ve işimizi de yürütebiliriz. Ancak bir “üs”, “ideal” bir yerdir, “ne olmazsa da yaşayabilirim” diyebileceğimiz bir yer değil.

Kendi hayat tarzınıza özel ve işiniz için de gereken şeyleri dikkatle gözden geçirin.

Bizim öncelikler listemizde şunlar var:

  • En az iki oda – dört çocuğumuz var!
  • Elektrik ve sıcak su
  • Yürüme mesafesinde bir market
  • ATM’si olan bir banka

Olsa hoşumuza gidecek şeyleri içeren ikincil derecede önemliler listesinde ise şunlar:

  • Çocukların oynaması için bir park
  • İngilizce kitaplar satan bir kitabevi
  • 1,5 km. alan içinde bir bar veya pub
  • Yerel halkla kaynaşmak için plaj veya merkez
  • Orada yaşayan yabancıların oluşturduğu bir ekspat topluluğu
  • Postane

Aklınızda belli bir yer varsa, kendi listenizi kullanarak uzun süre yaşayacağınız yeri doğru bir şekilde bulabilirsiniz.

İŞ – Özel Hayat DENGESİ

Dijital göçebe olmamızın bir başka nedeni de iş ile özel hayat arasındaki mükemmel dengeyi bulabilmek – hatta “özel hayat” tarafında daha keyifli zaman geçirmek. Bu hepimiz için bariz olan bir konu, o yüzden neden gideceğimiz yeri seçme kriterlerimize eklemeyelim?

  • Bir sürü kültürel ve sanat aktiviteleri olan bir şehir seçmek: Viyana olabilir mi?
  • Hikayelerinizi paylaşabileceğiniz canlı bir ekspat topluluğu olan, yeni bağlantılar yapabileceğiniz ve yeni kültürel deneyimler edineceğiniz bir şehir seçmek: Prag olabilir mi?
  • Diğer bir yandan iş – özel hayat dengesi, sizin için çalışmadığınız zamanlarda gözden uzak olabileceğiniz bir yeri ifade ediyor olabilir. Yürümek için uzun sahilleri olan; veya dağlarda yanınızda GPS dışında hiç bir elektronik aletin olmadan yürüyüş yapabildiğiniz veya adalar arasında yelken açabildiğiniz ve yüzünüze vuran rüzgarla birlikte aklınızdaki tüm sorunların yok olduğu bir yer seçmek: Vancouver bunun için uygun olabilir.

Yerden bağımsızlık kavramının en iyi yanı inanılmaz güzel yerlerde çalışma ve yaşama özgürlüğüdür, ama bu sizi yanıltmasın – “evlerimize” gönderdiğimiz kartpostalların üzerindeki göçebe zen seviyesindeki hayatı yaşamak için çok dikkatli planlamak ve dataylara dikkat etmek gerekiyor.

Yazar hakkında: Göçebe bir ailenin çocuğu olan Jenn Miller, ailesinden gelen alışkanlıkları sürdürerek eşi ve yaşları 7 ile 13 arasında değişen dört çocuğuyla birlikte yerden bağımsız bir hayat yaşamaya devam ediyor. Evde eğitim konusunda yazarlık ve ailelere danışmanlık yapıyor. Aynı zamanda seyahat yazıları yazıyor.

Sizde kendi “olmazsa olmaz”larınızı bizimle paylaşabilirsiniz. Seyahat konusunda çok güvendiğiniz kaynaklar mı var? Onları da yazarsanız, tüm okuyucular faydalanabilir.

Yorumlar