MENÜ
Elveda Ofis > Blog > İlham Verici Röportajlar > Türkiye’nin farklı şehirlerinde yaşam ve maliyetler
Tem 13

Türkiye’nin farklı şehirlerinde yaşam ve maliyetler

Özlem Yetiş

turkiye

Fotoğraf winterswan

Bugün yine okuyucularımdan gelen bir yazıyı paylaşmak istiyorum. Devrim Hanım, ailesiyle birlikte uzun yıllardır Türkiye içinde sürekli yer değiştirerek yaşıyor. Aynı geliri kazanarak, İstanbul dışında ve farklı şehirlerde nasıl daha konforlu ve rahat bir hayat sürdürülebileceğinin canlı kanıtı. Bize tecrübelerini ve değişik şehirlerdeki harcamaları yazdı.

Yaptığınız işte sabit bir geliri garantiledikten sonra hayatınızı daha konforlu bir şekilde yaşamamanız için hiç bir engel yok. Bu yazıyı da bir çok alternatif yer gösterdiği için sevdim ve yayınlamaya karar verdim. “Yurtdışından önce kendi ülkemizi gezmek lazım” diyenler için…

Sabit Gelirle Yaşam Kalitesini Artırmak

Özlem Hanım’a sözüm vardı. Bu güzel yaz sabahı erkenden uyanınca, yazmaya vakit kaldı:)

Ben İstanbul’dan yola çıkıp Ankara, Malatya, Bergama, Muğla ve şimdilik son durak Çanakkale’ye demir atmış durumdayım.

Tüm bu şehirler arasındaki maliyetleri kabaca göz önüne aldığımda şöyle bir değerlendirme yapabiliyorum. Gelirimiz hemen hemen aynı miktarda kaldı ise de (tefe-tüfeye göre azıcık değişmeler ekleyin siz yine de:) yaşadığımız ev ve sahip olduğumuz konfor giderek arttı.

Neden?

Sene 2002. Evlendik. İki ayrı kira öderken tek eve tek kira ödemeye başladık. Hak verirsiniz ki, aradan geçen yıllar sebebiyle rakamları unuttum. Onun yerine şöyle bir karşılaştırma tablosu yaptım. Muhtemelen günümüzde de benzer rakamlar oynuyordur.

İstanbul – Ankara

ANKARA: İstanbul’da ödediğimiz kira toplamının 2/3 ü kadar kiraya triplex bir eve taşındık. Site aidatı bu rakamın içindeydi. Ulaşım ve yemek İstanbul şehir hayatı ile başabaş gidiyordu. Giderler sabit kaldı. En önemli fark; kazancımız aynı kalmasına rağmen apartman katından kurtulup triplex bir evde yaşama lüksüne kavuşmamızdı. İstanbul’da böyle bir şansımızın olacağını (en azından şimdilik) zannetmiyorum.

NOT: İş-ev arasında gidip gelmekten sosyal yaşantıya hiç zaman kalmamıştır. Haftasonları pelte gibi dinlenerek geçirilmiştir.

Ankara-Malatya

MALATYA: Tabi ki biri büyük şehir. Diğeri de aslında doğunun büyük şehri. Ulaşım fiyatları başabaş.(dolmuş-minübüs vs. tabi ki mesafeler daha kısa) En önemli fark. ZAMAN, ‘zaman kazancı’.

Hani diyorlar ya; yerine koyamayacağım tek şey ZAMAN diye. Yapılan meslek aynı. Alınan maaş aynı. Yolda vs.de harcanan zaman tamamen sana kalıyor. Et ve sebze çok ucuz ve çoook lezzetli. Günümüz deyimiyle tamamen ‘organik’ besleniyoruz. Hem de daha ucuza.

Bu sefer dublex bir ev. Ama 150 m2 müstakil bahçeye sahip. Gelsin bakalım hayalleri gerçekleştirme sırası. Bu eve bir bebek, bir köpek şart:)

NOT: Tek sinema var. Vizyondaki filmler 2-3 haftasonra geliyor. Haftasonları gecikmeli de olsa gitme şansımız var. Piknik mesire yerleri ucuz. Ama daha çok ‘otantik’ diyebileceğimiz tarzda. Zaten bahçeli evde insan pek sosyalleşmeyi aramıyor. Tek istediğimiz haftasonu gelsede bahçede yayılsak:)

Malatya – Bergama

BERGAMA: Nüfus + 2 oldu. Maaşlar 1’e düştü. Çünkü bebek bakımı için işimi bıraktım. Buna rağmen yine triplex bir ev. Müstakil bahçe. İlçe avuç içi kadar. Ulaşım sorunu sıfır. İlçenin en uzak yeri 3-4 km. Her pazartesi ilçenin tüm sokaklarını kaplayan bir pazar var. Sebze, meyve herşey çok ucuz ve dikkatinizi çekerim. Herşey organik. Buralarda hormonlusunu isteseniz de bulamazsın.

Yakın tarih olduğu için kiralar aklımda.

Ortalama 3+ 1’ler ilçenin en lüks diye tanımlanacak kesiminde 400-600 arası. Bergama kira konusunda biraz pahalı. Çünkü imar izni çok zor alınıyor. Konut sıkıntısı var. Ama bu fark, şehrin diğer giderlerinin ucuz olması ile kapatılıyor. Mesela sinema yok. Ama açığı kapatan BERSAV (Bergama Sanat Merkezi) var. Dikili deniz kenarı bir belde. Yarım saatte denizdesin. Sabit giderler aynı.

NOT: Sosyal hayat olarak pek alternatifimiz yok. Ve farkettik ki, dışarı çıkınca çok para harcanıyormuş. 1,5 saat mesafede İzmir’e gidiyoruz ayda bir. Diğer 3 haftasonunda oraya buraya harcayıp, nereye harcadığımızı bilemediğimiz paranın yarısını tek haftasonunda harcıyoruz.

DİP NOT: Ne kadar aktivite, o kadar gider demekmiş:)

Bergama- Muğla

MUĞLA: İşte net rakamlar verebileceğim dönem.(Yaşasın hatırlıyoruuum:)

Şehrin merkezinde Kira: 750 TL

Aidat: 180 TL

4 + 1 evler için ortalama fiyat…

Ama şehrin 10-11 km uzağı şehir dışı sayılıyor mesela. Arkadaşım müstakil evlerden oluşan bir sitede, triplex bir evde 350 kira ile oturdu. Aidat 100 tl + kışın yakacak masrafı ile.

Okul: Kızım artık büyüdü ve okul masrafı eklendi. Ortalama kreş ücretleri 500 civarı. Kaldığı saat ve aktivitelere göre değişen bir fiyat politikası uyguluyorlar.

Ben kızımı bağımsız anaokuluna gönderdim. Özel kreşlerle aynı katilede olduğunu teyit ederim.

Aylık: 180 TL

Servis: 100 TL

Sabit harcamalar değişmedi.

Muğla – Çanakkale

Kira: ortalama 600-700 civarı.

Hatta 400 TL’ye 3+1 bile bulmak mümkün.

Kreş değil Kolej: 400 (servis dahil)

Çanakkale deniz kenarında ve turistik bir şehir olduğu için biraz pahalı. Ama siz piknik sepetinizi hazırlayıp, şehrin merkezinde denize sıfır mesire yerlerinde sadece çay parasına hoş vakit geçirebilirsiniz. Ayrıca etinizi götürüp 8 TL olan pişirim ücreti vererek mangal keyfi bile yapabilirsiniz. Kendin pişir kendin ye değil, siz etinizi veriyorsunuz, onlar pişirip getiriyorlar. Hizmet süper. Havalimanı 30 dakika. Haftanın 3 günü İstanbul seferi var.

Üniversite şehrin içinde ve sinema, tiyatro, kültür evleri. Yaşadığım en aktivite ve etkinlik dolu şehir. İstanbul ve Ankara’dan sonra. En önemli avantajı. Herşey elinin altında ve siz hem maddi açıdan hem de vakit açısından, iyi bir organizasyonla tüm etkinliklere katılabilirsiniz.

Sözün özü:

Piyangodan para çıkmadıkça gelirinizdeki artma oranı tefe-tüfeyi geçmeyecek. Ama siz yaşadığınız mekanları değiştirerek aynı bütçe ile çok daha konforlu yaşabilirsiniz. Her yerde yediğimiz bir lokma ekmek, her yerde giydiğimiz bir adet hırka. Evet kabul ediyorum aileden, arkadaşlardan, alışkanlıklardan ayrılmak çok zor. Madalyonun diğer yüzüne bakmayı seçiyorum ben. Yeni arkadaşlıklar, yeni mekanlar ve her daim kendimizi resetleme şansı.

Gelişen teknoloji sayesinde iletişiminiz kopmuyor zaten arkadaşlarınızla. İstanbul, Ankara vb.büyük şehirlerde; ailesiyle aynı şehirde oturanlar bile ayda kaç kez görüşebiliyorlar yüz yüze?

SON SÖZ: Benzer gelirle çalıştıktan sonra, yer, şehir değiştirmekten korkmamak lazım.

– – – – – – – – – – –

Devrim Hanım’a tecrübelerini bizimle paylaştığı için çok teşekkür ediyorum. Diğer yazılarını da okumanız için kendisinin blog adresini de vermek istiyorum. Blogunun adı da oldukça iddialı: Devrim Atılkan – Krize İnat Hayat :)

Eğer değişik bir şehirde yaşıyorsanız ve oradaki yaşam maliyetlerini bana göndermek isterseniz, memnuniyetle burada yayınlarım. Böylece ufak bir rehber de oluşturabiliriz. Ne dersiniz?

Yorumlar