MENÜ
Elveda Ofis > Blog > Başlangıç > “Sahip Olmak” ya da sadece “Olmak”: Becerileriniz ne durumda?
Tem 5

“Sahip Olmak” ya da sadece “Olmak”: Becerileriniz ne durumda?

Özlem Yetiş

rahat_yasam

Fotoğraf adametrnal

Bir süredir aklımda olan bir konu var: Kendi işine başlarken yeterli becerilere sahip olmanın önemi.

Geleneksel iş hayatından kopmak, kendi işini yapmak istiyorsun, hatta kafanda hangi işleri yapabileceğinle ilgili bir takım fikirler de var. Ama bu noktada ne yapacağını bilmiyorsun.

Aslında ilk olarak yapılması gereken şey şey çok basit. Bunu söylemeden önce biraz daha durum değerlendirmesi olayına girmek istiyorum.

“Sahip olmak”

Reklamları seyrediyoruz. Kızların yüz vermediği adama bir dondurma markasından son model bir araba çıkıyor ve adam birden dünyanın en popüler adamı haline geliyor. Başka biri sadece cips yiyerek hoşlandığı kızı tavlıyor veya sınıfın gözlüklü, çirkin kızı çikolata yerken, yakışıklı delikanlıdan çıkma teklifi alıyor.

Niyetim medya eleştirisi yapmak değil tabii ki, bunlar hepimizin bildiği şeyler ve bugüne kadar çokça da eleştirildiler.

Benim istediğim, bugüne kadar bize öğretilen “Sahip olursan mutlu olursun” lafına karşı bir şeyler söylemek. Mutlu olmak için “Sahip olmak” şartlanmasına karşı “sadece olmak” kavramına odaklanmanızı tavsiye ediyorum.

Herkes çok parası olsun ister, hızlı arabası olsun, güzel evi olsun ister. Kadınlar bin çeşit giysisi, ayakkabısı olsun ister, erkekler teknesi olsun ister. Ancak bunlara kavuşunca mutlu olacağımızı sanırız. Kısaca “Çok param olursa sorunum olmaz” durumu.

“Olmak”

Olmak, bana göre yaptığınız şeyleri daha iyi yapmaktır. Kendinizi sürekli geliştirmenizdir, hayat boyu eğitimden vazgeçmemenizdir.

En pahalı makineye sahip olmak yerine, çok iyi bir fotoğrafçı olmaktır.

En güzel dans ayakkabılarına sahip olmak yerine, en iyi dans eden olmaktır.

En güzel kıyafetleri giyen kişi olmak yerine, en eğlenceli kişi olmaktır.

Pahalı bir evde oturmak yerine, herhangi bir evin sizin kahkahalarınızla dolu olmasıdır.

“Olmak” için ne gerekiyor?

Tek bir şey: Becerileri Geliştirmek

Peki bu konu nasıl ortaya çıktı ve ben yazmaya karar verdim?

Bu yazıyı yazmaya bana gelen sorulara yanıt verirken karar verdim. Soruları buraya kopyalamayacağım ama genel olarak konulardan bahsedeceğim:

1) Kendi işimi kurup e-ticaret yapmak istiyorum ama nereden başlayacağımı bilmiyorum.

2) Kafe açmak istiyorum ama param yok ve çok zor görünüyor.

3) xx konusunda bir şirketimiz var ama müşterilerimiz bize yy konusunu da soruyor, bu konuda bize yardımcı olur musunuz?

4) Ben de interneti kullanarak bir şey yapmak istiyorum, yapabildiğim bazı şeyler de var, ne önerirsiniz?

5) Web tasarım- grafik tasarım işleri yapıyorum ama müşteri bulmak zor, ne yapabilirim?

Bu gibi sorular tanıdık geldi mi?

Sorulara verilecek tek bir yanıt var: EĞİTİM ALMAK

Şu anda bir çok özel eğitim kuruluşu var, özel eğitim kurumlarının yanı sıra üniversitelerin de artık iş kurma, girişimcilik gibi eğitimleri bulunmakta.

Örneğin e-ticaret yapmak istiyorsanız, önce temellerini öğrenmek için bir e-ticaret eğitimine katılabilirsiniz. Daha sonra, kendi satış kolunuzla ilgili bir pazarlama eğitimi araştırabilirsiniz. Yukarıdaki ve kafalardaki soruların bir çoğu eğitim almak ve becerileri geliştirmekle yanıtlanabilir.

Kendi işinizi geliştirmek için sürekli hangi eğitime ihtiyacınız olduğunu düşünün. Satış, pazarlama eğitimleri, özel beceri gerektiren eğitimler (tasarım, fotoğraf vb.), yemek yapma eğitimleri, restoran işletmeciliği… hepsi sizin için.

Ben hala Antalya’daki eğitimleri takip ediyorum ve mutlaka katılıyorum. Bildiğim bir konu olsa bile, sürekli yeni bir ipucu öğreniyorum, yeni bir bakış açısı kazanıyorum.

Üniversiteden beri aldığım eğitimleri ve katıldığım seminerleri şöyle bir aklımdan geçirdiğimde:

– AutoCAD kursu (İşimle alakasız görünüyor ama şu anki noktaya gelebilmem için inanılmaz faydalı oldu. Başka bir yazıda paylaşırım.)

– Temel fotoğraf eğitimi – Fotoğrafevi

– Temel fotoğraf eğitimi – Muammer Yanmaz / 40 Haramiler

– Pro fotoğraf eğitimi – Muammer Yanmaz / 40 haramiler

– Bir sürü fotoğraf atölyesi ve seminere katılım

– Web tasarım / grafik tasarım kursu

– Halkla ilişkiler eğitimi – 1 hafta

– İleri İngilizce – reklam ve metin yazımı – 6 ay boyunca özel ders aldım.

Son iki ayda katıldığım eğitim seminerleri:

– Zaman Yönetimi

– Satış Teknikleri

– Networking / sosyal ağlar

– Marka İletişimi

Eminim arada aklıma gelmeyen bir çok seminer ve etkinlik var. Ayrıca okuduğum kitapları saymıyorum bile. Aklıma gelen her konuda hemen kısa veya uzun bir eğitim araştırması yaparım. Sırada Almancamı geliştirmek için alacağım özel dersler ve tenis dersleri var ☺ Benim bu işlerin altından kalkmamı sağlayan ve kendime güvenimi yaratan en önemli konu sürekli eksiklerimi gözlemem ve bunları geliştirmeye çalışmamdır.

Sanırım söylemek istediğimi anladınız.

Hep şuna inanmışımdır: El yordamıyla, kulaktan dolma bilgilerle yola çıkacağıma, işi bilen birinden doğru dürüst öğrenirim daha iyi.

Sözün kısası: Bir restoran açacaksanız bile, masa-sandalyeden önce eğitiminize para harcayın. Başta masanız sandalyeniz eski olsun, ama yemeklerinizi yiyenler unutamasın. En büyük yatırımı kendinize yapın.

“Hedeflerimi gerçekleştirmek için para lazım”

Bazen de bu cümleyi duyuyorum. Hedef belirleme yazılarından birinde yazmıştım, hedeflediğiniz hayatı kağıda döktüğünüzde aslında çoğu şeyin parayla ilgili olmadığını anlayacaksınız.

Benim hedeflerim için de para lazım evet, ama ben kendimi geliştirerek o parayı kazanabileceğim duruma geliyorum. Bir anda biri bana ihtiyacım olan parayı verseydi iyi olurdu tabii, ama bu durum pek gerçekçi olmadığına göre, kendim bir şeyler yapmam gerekecek. Şu anda bir şeylere başlamazsam da, üç veya beş sene sonra farklı bir hayatımın olmasını bekleyemem, değil mi?

Eğer ne yapacağınızı hiç bilmiyorsanız, bir kişisel yaşam koçundan destek alın. Yaşamak istediğiniz hayata karar verdikten sonra na göre becerilerinizi geliştirmeye çalışın.

İnanın ki yaptığınız hiç bir şey, harcadığınız tek kuruş boşa gitmeyecek.

Beklemekle ömrünüzü harcamayın, kimse size büyük paralar vermeyecek. O paralarla alacağınız güzel ve pahalı şeyler yerine, kendinize yatırım yapın, mutluluk anlarınızı artırmaya bakın.

Sahip olmayı değil, sadece olmayı düşünün.

Yorumlar