MENÜ
Elveda Ofis > Blog > İş Konuları > Laptoplara da veda ediyoruz!… Taşınabilir çalışma ortamına geçiş
Haz 17

Laptoplara da veda ediyoruz!… Taşınabilir çalışma ortamına geçiş

Özlem Yetiş

ozgurluk

FotoğrafDavidSurfer

Bu yazı Burhan Kılınç tarafından Elveda Ofis için yazılmıştır. Kendisi ile ilgili bilgiyi yazının sonunda bulabilirsiniz.

Son 10 yılda, iletişim teknolojisinde yaşanan gelişmeler bize kendi çalışma koşullarımızı belirleyip, istediğimiz yerde çalışma imkanını sundu. Artık “Elveda Ofis” diyerek bağımsızlığımızı ilan edebiliyoruz ama “Merhaba Laptop” diyerek de yeni bir bağımlılığa doğru geçiş yapıyoruz.
Laptop’a bağımlılık büyük bir problem midir? herkes bir yerlere giderken yanında birşeyler taşıyor zaten. Bu da bir problem ama daha fazlası da var:

Asıl problem, tüm profesyonel hayatınızın yanınızda taşıdığınız bir makineye bağlı olması, o makine olmadan sizin herhangi bir şekilde verimli olmanızın mümkün olmaması. Teknolojinin bu kadar ucuzladığı bir dönemde, kullandığınız laptop’u bırakıp, bir diğerine rahatça geçemezsiniz. Geçseniz bile en iyi ihtimalle en az bir haftalık bir uyum dönemine girmeniz gerekir. Yani etrafta birçok bilgisayar varken, siz sadece birisine bağımlısınız ve her gittiğiniz yere onu da götürmek zorundasınız.

Laptoplara Veda

Laptopa bağımlılık 1 yıl önceye kadar benim için de geçerliydi, hatta durumu hafifletmek için iş çantası görünümlü bir laptop sırt çantası da almıştım. İşlerin yoğun olduğu zamanlarda, evden işe, işten eve, ilkokul çocukları gibi, sırtımda laptop çantasıyla gidip, geliyordum.

O zamanlar, taşınabilir uygulama (portable application) kavramından haberim vardı ama tüm uygulamaları (programları) bir flashdisk üzerinden çalıştırmak bana akıllıca bir iş gibi gözükmüyordu.

Hız açısından, güvenlik açısından problemler olabileceğini düşünüyordum.. Ta ki birkaç günlük gezi için bir şehirdışı yolculuğuna çıkmaya karar verene kadar.

Çanakkale’ye yapacağım birkaç günlük gezide işten uzak olmak istiyordum ama yanımda da bilgisayar olması gerekiyordu. Sonuçta, oldukca fazla sayıda firmaya internet hizmeti veriyoruz ve ne zaman ne olacağı belli olmaz. İlk çıkan netbook modelini almıştım ama sadece 4GB harddiski vardı ve bir kısmı da işletim sistemi tarafından kullanılıyordu. Yer darlığı yüzünden bana gerekli olan tüm programları bir USB flashdisk’e kurmaya karar verdim, zaten başkada yol yoktu. Çanakkale dönüşünde ise bu flashdisk sayesinde artık laptop’umu işte bırakıp, eve götürmemeye başladım. Derken yavaş yavaş tüm çalışma ortamım flashdisk’lere aktarıldı. Böylelikle Laptop’uma elveda diyerek, taşınabilir çalışma ortamına geçiş yapmış oldum.

Zaman zaman geriye bakıp, laptop’un ne kadar gereksiz bir alet olduğunu da düşünüyorum. Bir laptop, size ne geniş ekrana sahip bir masaüstü bilgisayarın rahatlığını ve hızını veriyor, ne de bir netbook’un taşınabilirliğini sunuyor, üstelik her ikisinden de daha pahalı.

Taşınabilir çalışma ortamı

Şu anda benim tüm çalışma ortamım 2 tane 16 GB lık (toplam 32 GB) flashdisk’de saklanıyor. Bu flashdisk’lerden birisinde 80’den fazla program kurulu (çokmuş gerçekten, bunu da şimdi öğrendim) diğerinde ise bana gerekli dökümanlar var. Her iki flashdisk de en az haftada bir evdeki bilgisayarımın harddiskine yedekleniyor. Tahminen ayda bir de ev bilgisayarımın harddiski, dışsal bir harddiske yedekleniyor. Eğer taşınabilir çalışma ortamına geçecekseniz, yedekleme en önemli konu.

Taşınabilir çalışma ortamı bana ne avantajlar sağladı, bunu birkaç madde ile özetleyebilirim.

  • Gerçek özgürlük : Artık her gittiğim yere laptop götürmek zorunda değilim. Evimde ve işyerimdeki birer tane masasüstü bilgisayarım ve arasıra yolculuklarda kullandığım bir netbook’um var. Hiçbirine tamamen bağlı değilim.
    Sürekli yedekleme alışkanlığı : Kullandığım flashdisk’ler en az haftada bir ev bilgisayarıma yedekleniyor. En az ayda bir de ev bilgisarı dışsal bir harddiske yedekleniyor. Tek bilgisayara bağımlı çalıştığım zaman bu kadar sık yedekleme yaptığımı hatırlamıyorum.
  • Hız : Bilgisayarlarımda sadece işletim sistemi olduğu için olabildiğince hızlı çalışıyorlar. Sistem disklerinin yedekleri alındığı için, bu bilgisayarlara bir virus bulaşma durumunda basitce, yedeklerden geri yükleme yapabiliyorum.
  • İz bırakmama : Kullandığım hiç bir bilgisayarda iz bırakmıyorum, çünkü, mesajlaşma programı, e-mail programı, internet tarayıcısı da (firefox) dahil hemen herşey flashdisk’den çalışıyor. Kullanmış olduğum bilgisayarları inceleyen birisi o bilgisayarı sadece açıp kapattığımı düşünecektir, gezmiş olduğum sitelere, mesajlaşmalarıma ait bilgilerin hiçbirini bulamayacaktır, çünkü hepsi flashdisk’de saklanıyor.

    Biraz paranoyak olduğum düşünülebilir ama aslında bu amaçladığım birşey değildi; sadece bana ait herşeyin bir yerde olmasını istiyordum, bilgisayarı her formatladığımda mesaj günlüklerimin, gezinti günlüklerimin kaybolmasını istemiyordum, tüm bunlar beraberinde iz bırakmama özelliğini de getirdi.

  • Gizlilik : flashdisklerim birisinin eline geçtiği zaman bana ait özel bilgilere ulaşacağı gibi bir kaygım yok çünkü her iki flash disk’imnde truecrypt programı ile şifreli olarak formatlandı. İçindekilere ulaşmak için sadece parola girmek yetmiyor, aynı zamanda anahtar dosyaya da sahip olmanız gerekiyor. İlginçtir şifreli olarak formatlanmış flashdisklerdeki programlar, normal olarak formatlanmışlara göre daha hızlı çalışmaya başladı.

Taşınabilir çalışma ortamının sakıncalı taraflarının olacağını düşündüm ama aklıma gelen hiçbir aksilik karşıma çıkmadı.

  • Uygulamalar yavaş çalışır diye düşündüm. Başlangıçta gerçekten yavaş çalıştı ama sonra flashdisk’leri farklı bir şekilde biçimlendirince (Truecrypt ile NTFS formatı) tüm uygulamalar kullanılabilir şekilde hızlı olarak çalışmaya başladı.
  • Veri kaybı olabilir diye düşündüm, başlangıçta oldu da. Sanıyorum ilk kullandığım flashdisk’de fiziksel hatalar vardı. Sonra piyasanın en iyisi ve hızlısı olduğunu iddia eden flash disklerden iki tane aldım, indirimli bir güne rastladığım için yarıyarıya da ucuza getirdim. Uzun süredir kullandığım bu flashdisklerde veri kaybına rastlamadım. Veri kaybı olsa bile, yedeklerden geri alabileceğimi bildiğim için içim rahat.
  • Virusler : Eğer flashdisklerinizi her bilgisayarda kullanacaksanız, bir virus taşıyıcısı olma ihtimaliniz çok yüksektir. Ben çalışmalarımla ilgili flash diskleri sadece bana ait 3 bilgisayarda kullanıyorum, bu yüzden viruslerle ilgili bir problemim olmadı.

Nasıl başlayabilirsiniz ?

Taşınabilir çalışma ortamını ben sevdim ve bir daha da tek bilgisayara bağlı çalışma ortamına geri döneceğimi zannetmiyorum. Herkese tavsiye ederim diyemiyorum çünkü geçiş, bazı noktalara dikkat etmezseniz, beraberinde birçok riski getiriyor. Öncelikle düzenli olarak yedekleme yapılması gerekiyor ki, birçok kişi bunu ihmal edecektir. Flash diskleri doğru şekilde formatlamazsanız uygulamalar yavaş çalışacaktır.

Başlangıç için gerekli adımları aşağıdaki gibi sıralayabilirim.

  • Güvenilir ve hızlı bir usb flashdisk edinin, 8GB’lık bir flashdisk başlangıçta işinizi görecektir. Sürekli kullanım için 16 GB’lık bir flash disk tavsiye ederim. Uygulamaların ve dökümanların ayrı disklerde olması performansı arttıracaktır.
  • truecrypt (www.truecrypt.org) programını indirip bilgisayarınıza kurun ve flashdisk’inizi şifreli olarak NTFS formatında biçimlendirin. Başlangıçta bu adımı atlayabilirsiniz ama formatın NTFS olmasına dikkate edin, yoksa uygulamalar çok yavaş çalışacaktır.
  • Temel uygulamaları paket olarak sunan birkaç internet sitesi var. Bu adreslerden indirebileceğiniz kurulum paketleri ile, temel uygulamaların hepsini flashdiskinize, bir kerede kurup daha sonra ihtiyacınız olan uygulamaları teker teker ekleyebilirsiniz. Taşınabilir uygulama paketlerini indirebileceğiniz adresler aşağıdaki gibidir.

    http://www.portableapps.com

    http://www.winpenpack.com

  • Son olarak kendi yedekleme sisteminizi kurun. Portableapps.com dan kuracağınız paketle birlikte toucan isimli bir yedekleme programı geliyor. Yedekleme için daha başka alternatifler de olabilir, örneğin ben rsync ve zip programlarını kullanıyorum, ama herkes bu komut satırı programları kullanmak istemeyebilir. DropBox (www.dropbox.com) gibi bir uygulama ise tüm çalışma ortamınızı internetdeki bir sunucuya yedekleyecektir ki bu bence en güvenilir yedekleme yöntemidir. Alternatiflerden size uygun olan birini seçin ve yedekleme sistemininiz tam oturmadan, kesinlikle taşınabilir çalışma ortamına geçmeyin.

Ve İlerisi …

“Taşınabilir uygulamalar” henüz yeni ama gittikce popülerlik kazanan konu. İnsanlar bir bilgisayara bağımlılıktan kurtulmak istiyorlar, her yerde bilgisayarlar varken, sürekli bir laptop taşımak, o laptopun başına birşey geldiğinde binlerce belki onbinlerce lira zarar görebilme endişesiyle birlikte yaşamak istemiyorlar. Belki birkaç yıl içinde işletim sistemleri bazında da bu ihtiyaca cevaplar üretilecektir. “Taşınabilir uygulamalar” dışında googledocs türü web uygulamaları veya dropbox türü bilgisayarları senkronize eden uygulamalar da sizi bir bilgisayara bağlılıktan kurtarabilecektir.

Web uygulamalarının masaüstü programların yerini alacağını zannetmiyorum ama “DropBox” türü bir senkronizasyon uygulamasının, taşınabilir çalışma ortamınızı hem yedekleyip, hem de istediğiniz bilgisayara taşıyabilmesi mümkündür. Bu durumda “elveda flashdisk” demeniz ve istediğiniz herhangi bir bilgisayarı seçip, kendi bilgisayarınız gibi kullanmanız mümkün olacaktır.


Yazar hakkında: Burhan KILINÇ, kendi firması olan Deyta.Net bünyesinde Antalya’da 2006’dan beri internet ve danışmanlık hizmetleri vermektedir. Bir dönem, başta BYTE dergisi olmak üzere çeşitli dergilerde sürekli yazarlık yapmış ve çeşitli eğitim kurumlarında web tasarım ve programcılık konularında eğitimler vermiştir. (bkilinc@deyta.net)

Yorumlar