İlham Verici Röportajlar: 4 – Boğaz Hattında LIP olmak

buyukada

Fotoğraf winterswan

Bu hafta Elveda Ofis’te Ercüment Büyükşener’i konuk ediyorum. Ercüment, tanıdığım ilk LIP’lerden – yani yerden bağımsız çalışanlardan. O da reklam – pazarlama alanında ve herhangi bir ofise veya yere bağlı olmadan çalışıyor. Ercüment’le her fırsatta görüşüyoruz, yeni projelerimizi konuşuyoruz ve etkinliklere katılıyoruz. Böylece hem bizim gibi “elveda ofis” diyenleri bulmaya çalışıyoruz, hem de bu şekilde çalışmak isteyenlere bilgi veriyoruz.

Hayatını ve neler yaptığını aşağıdaki küçük röportajdan öğrenebilirsin. Yeni başlayanlara ilham vereceğinden eminim.


- – - – - – - – - –

Ercüment merhaba, biraz kendinden bahsedip ne tür işler yaptığını anlatır mısın?

Merhaba. Şu an Hayal Akademisi Dijital İletişim Hizmetleri şirketinin kurucu ortağıyım. Eşim aynı zamanda şirket ortağım. Şirket adresimiz de evimiz. Ancak çalışma mekanını biz belirliyoruz. Bu mekan bazen güzel ferah bir cafe, bazen herhangi bir çay bahçesi bazense şehir hatları vapurları bile olabiliyor. İnternetin olmadığı yerlerde ise 3G internet teknolojisi hayatımızı kurtarıyor, şehir hatları vapurunda hiç inmeden internete bağlı kalarak tüm işlerimizi yürütebiliyoruz.

Yaptığım işin tanımı şöyle yapabilirim; şirketlerin internetteki reklam stratejilerini oluşturmak ve bunlara yön vermek. Aynı zamanda 2006 yılından beri SONY Avrupa’da (Belçika) uzman yönetici pozisyonunda görevimi sürdürüyorum. Bu görev için de herhangi bir ofise bağlı değilim. Sony Avrupa senede 4 defa farklı ülkelerde yapılan toplantılara Türkiye’yi temsilen beni davet ediyor. Tüm stratejileri ve iş süreçlerini internette yürütüyor ve internetten raporluyorum.


erci_vaio1


İş Hayatı: Neden?

Bu şekilde çalışmaya nasıl başladın?

2003 yılından 2006 yılına kadar ofis ve home office şeklinde çalıştım. Ancak 2006 yılında tüm işlerimi internet üzerinde yürüttüğüm için “neden bir ofise bağlı kalayım?” sorusuna cevaben tamamen dizüstü bilgisayarımla beraber internet olan heryerde çalışmaya başladım. Yani mekandan bağımsız; elektrik ve internetin olduğu her yer ofisim olmaya başladı. Birlikte çalıştığımız kişiler de dizüstü bilgisayarları ile anlaştığımız projeleri tamamlıyor, ama bunun için sabit bir mekanı tercih etmiyorlardı.


Peki, en önemli soru şu: Ofissiz çalışmaya nasıl karar verdin?

Kararı vermemdeki en büyük neden, sabit giderlerin yarattığı külfet, bunun ardından ise sürekli farklı mekanlarda çalışmanın verdiği pozitif enerji yatıyor. Kararı vermemde bu nedenler büyük rol oynuyor. Bunda müşteri faktörü de etkili oldu. İnternet tabanlı yaptığınız işlerde genelde müşteriniz sizi ofisinizde ziyaret etmiyor aksine siz müşterinize gidiyorsunuz. Ofis giderleriniz yaptığınız işin içinde bir kalem olarak yerini alıyor, fakat ofissiz yürüttüğümüz projelerde hem zaman, hem mekan hem de maddi yönden müşterimize karşı avantajlı bir duruma da geçiyoruz. Tüm bu nedenler ofise elveda kararıma etken oldu diyebilirim.


Elveda Ofis demek isteyenlerin bir çekincesi de etraftakilerin ne düşüneceği. Senin yakın çevrenin bu durumla ilgili tepkileri ne oldu?

Yakın çevremde tepkiden çok bu duruma çok büyük bir özenme söz konusu. İnsanlar bir ofise tıkılıp kalmaktan şikayetçi. Ancak bu çalışma tarzı tabi ki her firmanın ve çalışanın kaldırabileceği bir tarz değil. Ofisi olan ve gittiğim arkadaşlarımın internetteki “şu an bebek sahilinde kahvemi yudumlarken aylık raporumu yazıyorum” şeklindeki twitter mesajlarıma ahh keşkeee diye iç geçirdiklerini ve yorum yaptıklarını görebiliyorum.


Sosyal Hayatta Daha Fazla Özgürlük

Benim ofisi bıraktıktan sonra çok daha iyi bir sosyal hayatım oldu. Halbuki herkes bunun tam tersini düşünür, yani ofiste daha fazla insanla bir arada olunacağına inanılır. Ofiste çalışmayla karşılaştırdığında, yerden bağımsız olma hakkında neler söyleyebilirsin?

Bu şekilde çalışarak istediğim an istediğim yere gidebilme özgürlüğüm, bana da daha sosyal olma şansı kazandırıyor. Bir ofisin içinde sosyalleşebileceğiniz insan sayısı bellidir. Oysa dışarıda milyonlar var… Her mekanda farklı karakterler farklı hikayeler var. İş yaparken bu mekanlardaki sinerji daha keyifli çalışmama neden oluyor diyebilirim.

İşlerimi genelde dışarıda yürütüyorum. Benim için en önemlisi ise; her an istediğim bir yere gidip orada çalışmama devam edebilmek. Mesela bugün canım deniz manzarası isterse deniz kenarında, daha sessiz sakin bir yer isterse herhangi bir kütüphanede çalışabilirim. Bu nedenle gün içinde değişkenlik gösteren bir yapıya sahibim. Tabi gittiğim her yerde bir sürü farklı insanla tanışmak, sohbet etmek ise ayrı bir keyif… Bu da günüme neşe katıyor.

Çalışma ortamı ev olmak zorunda değil. Ofissiz çalışma tarzını, kendi yaratacağınız kalıplarla sınırlamadığınız takdirde daha sosyal olduğunu söyleyebilirim… Zira ofise elveda dedikten sonra patronunuz kendiniz; ofisiniz istediğiniz yer oluyor. Dolayısıyla tercihler size ait. Kendinize bir patrondan daha acımasız yahut tam tersi; bir ofisten de daha dar kalıplar içeren bir yapı çizerseniz; aldığınız kararın uygulamasında bir hata var demektir…


Geleceğin Çalışma Şekli

Yerden bağımsız çalışmanın geleceği hakkında ne düşünüyorsun?

Bu çalışma stilinin geleceği şekillendireceğinden eminim. Bunun nedeni ise iş yapış şekillerimizin tamamen değişiyor olması, artık internetin iş dünyasının her alanında boy göstermesi, bunun yanında telekonferansların artması ve yüzyüze temaslar yerine sonuç odaklı iş süreçlerinin yönetilmesi… Bence bu geleceğin çalışma şekli olacak. Bu yüzden tamamen ve çok kısa bir süre içinde olmasa da; dünya’da büyük bir kesim ofissiz çalışma şeklini tercih edecek diye düşünüyorum.

Çok teşekkürler Ercüment

Ercüment’in SONY ile yaptığı çalışmaları ve nasıl başladığını şu yazıda okuyabilirsin: Yerel Pazardan Dünya Pazarına Bir Başarı Öyküsü: Kulüp VAIO Türkiye

- – - – - –

İlham Verici Röportajlarım devam ediyor. Önümüzdeki günlerde seyahat konusunda biraz daha detaylı röportajlar yayınlayacağım.

Ercüment’e veya bana soruların olursa, lütfen yorumlar kısmına yazmayı ihmal etme.

Related posts:

  1. İlham Verici Röportajlar: 1 – Antalya’da Bir Yazılımcı
  2. İlham Verici Röportajlar:2 – Gelecek İle İlgili Planlarım Var!
  3. İlham Verici Ropörtajlar: 6 – Kaş’ta Yaşayan Bir Yazılımcı
  4. İlham Verici Röportajlar 5: Network Marketing’de Başarı
  5. İlham Verici Röportajlar: 3 – İstanbul’da Bir Müzisyen

4 Responses to İlham Verici Röportajlar: 4 – Boğaz Hattında LIP olmak
  1. Natali Yeşilbahar
    Nisan 21, 2010 | 5:22 am

    Merhaba,
    Keyifli röportaj için teşekkürler.
    Yaptığı işten keyif alan Ercüment’in yerden bağımsız birçok değerli proje gerçekleştireceğine eminim

    • ozlemercan
      Nisan 21, 2010 | 11:38 am

      Güzel yorumun için teşekkürler :) Ben de Ercüment’in hedeflediği her şeye ulaşacağına inanıyorum.

  2. emre
    Nisan 21, 2010 | 11:18 pm

    kendi işiniz olmadan yerden bağımsız çalışılabilirmi her iş için bu geçerli değil bence ama araştırmalarım devam ediyor ve sizden ricam yerden bağımsız işler adı altında bir konu açsanız herkes fikrini yazsa olabilirmi??

    • ozlemercan
      Nisan 22, 2010 | 2:00 am

      Merhaba, kendi işiniz olmadan da yerden bağımsız çalışabilirsiniz. Bağlı olduğunuz firma ile bu şekilde anlaşabilir ve çalışmalarınızı farklı yerlerden sürdürebilrisiniz.

      Bir de bence her iş bu hayata uydurulabilir. Sadece biraz kafamızdaki ofis kalıplarını yıkmak ve farklı düşünmek gerekiyor. İşimizi istediğimiz hayata göre eğip bükebilirsek, hem daha verimli çalışırız hem de daha mutlu oluruz.

      Dediğiniz gibi konuları Facebook ve Friendfeed sayfalarında zaman zaman açıyorum. #elvedaofis şeklinde ararsanız bir kaçını yakalayabilirsiniz.

Yorum yapın


Wanting to leave an <em>phasis on your comment?

Trackback URL http://elvedaofis.com/2010/04/ilham-verici-roportajlar-4-bogaz-hattinda-lip-olmak/trackback/