MENÜ
Elveda Ofis > Blog > İş Konuları > Bu Hayatla İlgili En Çok Sorduğunuz 10 Şey (1 – 5)
Oca 21

Bu Hayatla İlgili En Çok Sorduğunuz 10 Şey (1 – 5)

Özlem Yetiş

nasıl

Fotoğraf ashe-villain

Geçen hafta sosyal ağlarda “Kendi işini yapmak ve yerden bağımsız olmakla ilgili sormak istedikleriniz neler?” diye yazmıştım. Bu hafta gerek internetten ile gerekse yüz yüze görüştüğümde en fazla sorulan 10 soruyu listeledim. Soruların yanıtlarında hem şu ana kadar edindiğim kendi tecrübelerimi, hem de bu konuda benden çok daha ileride olan kişilerin yazılarını kullandım.

Umarım sizin için faydalı olur. İşte başlıyoruz:

1 – Nereden başlayacağım? İlk adımı nasıl atacağım?

Bana en çok sorulan soru bu. Genelde her işe başlarken şu duyguyu hissederiz: Bir başlasam gerisi gelecek. İlk adımı atmadan önce aslında ufak başka adımlar atmak iyi olur. Herşeyin en başında oturup, zaman ayırıp düşünmek geliyor. Nasıl bir hayat istediğini düşünmek, şu andaki hayatınızda nelerin olmasını istemediğini düşünmek, kimlerin sana destek olacağını düşünmek… Eğer ne yapmak istediğini aşağı yukarı biliyor veya hissediyorsan, o zaman adım atman kolaylaşır. Mesela benzer bir işi yapan birini bul ve onunla konuş, işin zorluklarını ve kolaylıklarını öğren. Daha önceki bir yazımda geçen şöyle bir liste yardımcı olabilir:

Harekete geçmek için:

  • Araştırma
  • Öncelikleri bulma / belirleme
  • Organizasyon / planlama
  • Aynı işi yapan ve başarılı olmuş insanlarla temasa geçme


Burada bir seri halinde yazmaya başladığım “Hedef Belirleme” çalışmasını da takip edebilirsin:

Hedefini ayrıntılı olarak belirledikten sonra ilk adımı çoktan atmış olduğunu göreceksin.

2 – Beni neler bekliyor?

Çok açık konuşmak gerekirse seni çok fazla çalışma ve korkulu geceler bekliyor. Ama yorgunluğa ve onca korkuya rağmen, bir yandan garip bir şekilde huzurlu oluyorsun.

Yaklaşık bir sene boyunca hem gündüz işime devam ettim, hem de akşamları kendi işim için hazırlıklarımı yaptım. Ben de sıfırdan başladım, oturdum planladım, yazılanları okudum, gece 2’den önce yatmadım. Yatınca da uyuyamadım zaten.

Ama dediğim gibi rahat ve tembel bir hayata karşı önünde seni zorlayacak ama mutlu bir hayat var. Hangisini seçmek istersen, o yönde ilerlersin. Son zamanlarda iş hayatından kurtulup hayatını kendi istediği şekilde yaşamaya başlayan bir çok kişiyle tanıştım. Bu konuyla ilgili önümüzdeki günlerde olabildiğince fazla “ilham veren hikaye” yayınlayacağım.

3 – Hangi işi yapmalıyım?

Bana en fazla sorulanlardan biri de şu: “Lütfen hangi işi yapmam gerektiği konusunda yardımcı olun.” Tabii ki yardımcı olurum, ancak herkesin niteliği ve becerileri farklı olduğu gibi, hayalleri de farklıdır.

Mesela bir kişi hayatı boyunca grafik tasarımcı olmuştur, işinde çok iyidir, mantıklı olan bu işe devam etmesidir. Ancak burada mantık değil, istekler ön planda. Bir tasarımcının hayali sörf yapmak olabilir, ya da belki hayatının geri kalanında yazarlık yapmak istiyordur. Bunları ortaya çıkartmak da hep yazdığım gibi ancak üzerinde çalışma ile mümkün oluyor.


Yaşam Danışmanımızın yanıtladığı şu iki soruya göz atabilirsin:

4 – Uzaktan insanların bana iş vermesini nasıl sağlayacağım?

Bu sorunun yanıtı kendi sosyal becerilerinde. Kendine internette bir çevre oluşturmaya hemen başlayabilirsin. İnternet üzerinde kendini göstermenin en garantili yolu, bir internet sitesinin yanında bir de blogunun olması.

Benim de İstanbul’dan ayrılmadan önce üzerinden en fazla durduğum konu buydu. Okuduklarımdan sonra benim de yapmaya başladıklarım şunlar:

– Uzaklaşmadan önce potansiyel iş verenler ile yüz yüze tanışmak, ne iş yaptığımızı açık bir şekilde anlatmak ve karşımızdakinin anladığından emin olmak
– Kısa aralarla kendimizi hatırlatmak. E-mailingler, blog yazıları ya da ortak bulunduğumuz sosyal medya kanalı ile olabilir, seçenekler çok.
– Yeni ve potansiyel müşterilere ulaşmak: Yine blog ve sosyal medya sayesinde sürekli yeni insanlarla tanışıyoruz. Ayrıca mevcut müşterilerin referansları da yeni müşteri bulmak için çok önemli.

İnternet üzerinde kendine bir topluluk, arkadaş çevresi yarat. Profesyonel görünümlü ve yaptığın işle ilgili bir blogun olsun. Dışarıya sürekli bilgi dağıt, bilgiyi paylaşmaktan hiç çekinme. Senden yardım isteyenlere destek ol ve bunu karşılık beklemeden, içinden geldiği için yap. Sürekli pozitif düşün, herkesi 40 yıllık arkadaşın gibi gör, herkese karşı dürüst ve açık ol.

Zaten sevdiğin işi yapınca ve istediğin gibi bir hayata ulaşmaya çalışırken hissedeceğin mutluluk sayesinde ister istemez pozitif düşünmeye ve herkesi sevmeye başlayacaksın.

Böylece internette seni araştıranların karşısına hep olumlu bir imajla çıkarsın, üstelik arkanda seni ve yaptığın işi destekleyen yüzlerce kişi olur. Bundan iyi güven olur mu?

Şu yazılara göz atabilirsin:

5 – Ofis dışında veya freelance çalışırken haklarımı nasıl koruyacağım?

Bunun ne yazık ki çok güvenilir bir yanıtı yok. Benim şahsi önerim kendine ait bir şirket kurman. Bu şahıs şirketi de olur, böylece müşterilerine fatura kesebilirsin ve ödeme yapılmazsa haklarını yasal yollardan arayabilirsin.

Bunun dışında benim kullandığım bir yöntem de şu: eğer bir şirketle uzun süreli çalışacaksan, notere gidip bir sözleşme yapman. Noterde “iş akdi” diye geçen bir örnek var zaten. O örnek üzerine alacağın aylık veya proje bazlı ücreti ekleyip işverene imzalatabilirsin. Bildiğim kadarıyla noter imzalı olmayan diğer sözleşmelerin mahkemede çok fazla bir yaptırımı yok.

Düzeltme: Yukarıdaki cümleyi, hukukçu bir okurumuzdan gelen yoruma göre düzeltmek istiyorum. Ben çalıştığım şirketlerden dolayı böyle biliyordum ama bu doğru değilmiş (zaten cümlede de bildiğim kadarıyla demiştim). Doğrusunu öğrenmek benim için de iyi oldu. Şu bilgiyi eklemek istiyorum:

İnternette bir çok sözleşme örneği var, bunlardan birini alıp kendi yapacağın işe göre uyarlayabilirsin. Çalışma koşullarını ve ücretlendirmeyi de dahil etmeyi unutma. Okuyucumun dediğine göre iş verene imzalattıktan sonra sözleşme iki tarafı da bağlayıcı hale geliyor. Noter onayı olmasına da gerek yok. Yani yeter ki elinde imzalı bir belge olsun.

Ödemeyi günü gününe almanı garantilemese de en azından hakkını arama sırası geldiğinde elinde somut bir şey olur. Yine de kendi adına şirket kurman en iyi çözüm gibi görünüyor.


Geri kalan 5 soruyu yarın yayınlayacağım. Aklında oluşan başka sorular varsa bana yazmaktan çekinme lütfen.

Yorumlar