MENÜ
Elveda Ofis > Blog > Başlangıç > İşini Online Olarak Pazarlamak ve Zorluklarla Başa Çıkmak…
Kas 12

İşini Online Olarak Pazarlamak ve Zorluklarla Başa Çıkmak…

Özlem Yetiş

trustme

Fotoğraf Fenchurch!

Bu blogu okuyan veya okumayan bir çok kişinin aklında işini online olarak yürütmek var. Konuştuğum insanların en fazla korkutukları konu da uzakta olunca müşterilere ulaşamamak ve yeterli satışı yapamamak.

Ben de şu anda Antalya’dayım ama müşterilerim İstanbul’da. Mevcut müşterilerimin yanı sıra potansiyel müşterilerim de orada ve ben onlarla çoğu zaman yüz yüze konuşmadan ulaşmak zorundayım. Bu deneme aşamasında belli zamanlarda İstanbul’a gidip gelme şansım var, fakat yurtdışına çıktıktan sonra? İşte kendimi buna hazırlamak, yani işimi benden uzaktaki müşterilerime anlatabilecek ve satış yapabilecek durumda olmak için çalışıyorum.

Aşağıdaki yazı benim için güzel bir kaynak. Umarım siz de faydalanırsınız.

Bu yazı Lea Woodward tarafından ilk olarak 25 Şubat 2008’de yazılmıştır.

İşlerini yıllardan beri internet üzerinden pazarlayanlar, bu yazıyı okumadan geçebilir… Sadece websiteleri ve bloglardan (satış linkleri vs ile) para kazanmayı hedefliyorsan yazının bazı noktaları işine yarayabilir.

Eğer yerden bağımsız bir iş sahibi olmak istiyorsan ama %100 internet üzerinden pazarlanması gereken bir iş için müşterileri nasıl ve nereden bulacağın konusunda endişeliysen, bu yazı tam sana göre.

İki yıldan fazla süreyi yollarda geçirdikten ve müşterilerimize sadece online pazarlama taktikleri kullanarak ulaştıktan sonra, kendimizi nasıl pazarlayabileceğimiz hakkında pek çok şey öğrendik. Üstelik burada sözkonusu olan bir kaç yüz dolarlık küçük miktarlı işler de değil. Bazı zamanlar oldu ki yüzlerini hiç görmediğimiz ve hiç konuşmadığımız müşterilerimizle – sadece e-mail üzerinden – bin doların üzerinde iş yaptık.

Bir işi online yollardan pazarlamak bazı temel zorlukları beraberinde getiriyor. Bu zorlukların üstesinden gelecek önlemleri alabilmek için önce onlardan haberdar olman gerekiyor.

Karşılaşacağın zorluklar şunları içeriyor:

  • Ürün ve hizmetlerini kullanacak *doğru* kişilerin karşısına çıkmak.
  • O kişileri senin sunduğun şeye ihtiyaçları olduğuna ikna etmek.
  • Paralarını sana vermeleri için yeterli güveni sağlamak.

Ancak bu saydıklarım online işlere özel değil, her işte karşılaşılan zorluklar. Bütün bunları online olarak yapmanın ek bir zorluğu var; o da müşterilerle yüz yüze görüşme ve bazı durumlarda telefonla bile konuşma şansının olmaması.

Öyleyse bunların üstesinden nasıl geleceksin? İşte sana yol gösterecek yöntemler:

Ürün ve hizmetlerini kullanacak *doğru* kişilerin karşısına çıkmak

1. Adım: Bu kişilerin kimler olduğunu belirle

Bu tavsiyeyi online ve offline her iş için tekrar tekrar duyacaksın – pazarını ve ideal müşterilerini belirle.

Bizim örneğimiz: Biz, işlerini offline olarak sürdüren, kendilerini online olarak pazarlamaya daha başlamamış, bunu isteyen ama en iyi şekilde nasıl yapılacağını bilmeyen koçlar ve danışmanlara yardımcı oluyoruz.

2. Adım: Bu kişilerin online olarak nerelerde takıldıklarını bul

Araştırmanı yap ve bu insanların nerelerde online olduklarını ortaya çıkart. Hangi blogları okuyorlar? Belli bazı online topluluklara üyeler mi (Facebook grupları, sektörlere ait gruplar, diğer online network toplulukları)? Düzenli olarak ziyaret ettikleri web siteleri hangileri?

Bizim örneğimiz: Bizim potansiyel müşterilerimizin bir çoğu online iş ağlarında, sektörlerine ait mailing listelerinde ve destek gruplarında bulunuyorlar veya kendi offline ağları ile iletişim kurmak için e-mail kullanıyorlar.

3. Adım: Orada ol

Nerede olduklarını öğrendiysen, sen de orada olmalısın. İlgili forumlara ve topluluklara katıl; onlarla etkileşime girmeye ve ilişkiler kurmaya başla. Bunu yapmadan önce, iletişim kurduğun insanların ziyaret edebilmesi için kendini anlatan online bir yapıya sahip olmanı tavsiye ederim (en azından iyi bir profil, ideal olarak da bir blog ve/veya web sitesi).

Bizim örneğimiz: En önemli networking gruplarına iki yıldan fazla bir süredir üyeyiz. Aynı zamanda ben sektördeki kilit isimlerle bağlantıya geçmek ve onlarda ilişkiler kurmak için zaman harcadım. Bu planlanmış bir strateji değildi, ama kendiliğinden oldu. Bir yıl önce kendi blogumu açmıştım ve hedefe yönelik bir kaç adet web sitesi kurmuştum. Bunlar da bizim ideal müşterilerimize özel tasarlanmış sitelerdi.

O kişileri senin sunduğun şeye ihtiyaçları olduğuna ikna etmek

1. Adım: Ne istediklerini anla

Pazarlamanın temel bir kuralı daha… Pazarın ihtiyaçlarını anlaman demek onlara doğru çözümü sunmak için daha iyi bir konumda olman demektir. Senin kendi kafanda yarattığın ve ihtiyaçları olduğunu düşündüğün çözümden değil, gerçekten istedikleri ve ihtiyaçları olan çözümden bahsediyorum.

Ziyaretçilerinin neyi istedikleri anladığın anda, onlara aradıkları şeyi verebilirsin!

Bizim örneğimiz: Müşterilerimizin sadece logo, websitesi veya blog tasarımından daha fazlasına ihtiyaçları var. Bir çoğu onlara istedikleri işi nasıl yapacakları ve bunu en az maliyetli şekilde nasıl yürütebilecekleri konusunda danışmanlık yapmamızı ve tavsiyeler vermemizi istiyor.

Onlara ihtiyaçları olan tavsiyeleri verebiliriz çünkü (a) Biz de aynısını yaşadık (b) temel sorunlarını biliyoruz (c) işe yarayan çözümler üretmiştik.

2. Adım: Ne sunduğun konusunda çok açık ve net ol

Ürünün veya hizmetini online olarak pazarlayacaksan, çok net ve iyi tanımlanmış olması gerekiyor. Eğer sadece yüz yüze yapılabilecek bir demo veya ne olduğunu anlatan çok detaylı bir sunum gerektiren bir şey sunuyorsan, bu online pazarlama için ideal bir ürün ya da hizmet değildir.

Aynı şekilde, sunduğun şeyin ne kadar basit ve anlaşılması kolay olduğunu düşünürsen düşün, websitende/blogunda yazan tanımları mutlaka başka birine okut ve ne sunduğunun kolayca anlaşılıp anlaşılmadığını kontrol et.

Bizim örneğimiz: Hedeflediğimiz pazarın ihtiyaçlarına göre sürekli sunduğumuz işleri gözden geçiriyoruz ve iyileştirmeye çalışıyoruz. Pazardaki temel sorunları anladıktan sonra, ideal çözümleri önlerine getiriyor ve anlayacakları dili kullanıyoruz.

3. Adım: İhtiyaçları olan tüm bilgiyi sun

Büyük ihtimalle senin sunduğun, ziyaretçinin satın alma kararı vermesinden önce baktığı tek alternatif değil. Muhtemelen bir seçim yapması gerekecek ve senin kendi ürün ve hizmetinin ziyaretçin için ideal olan seçenek olduğunu olabildiğince açık göstermen gerek – ve bunu online olarak yapacaksın. Sadece tek bir şansın olabilir.

Bu konuyu halletmenin yolu, ziyaretçinin blogunda/websitene baktığında ihtiyacı olan konu hakkında tüm bilgileri (fiyatları veya yaklaşık rakamları) ona sunmaktır.

Peki neden? İki nedenden dolayı:

  1. Ziyaretçinin ilk seçimi yapabilmesi için gereken tüm bilgileri almış olduğundan emin olman gerekiyor (onun için fiyatları da koyuyorsun) – bu yolla ziyaretçinin senden almaktan vazgeçtiğini veya tam tersi daha fazla bilgi almak istediğini (muhtemelen sana e-mail atacaktır), senin zamanını alacak birinden çok, “ciddi” bir alıcı olup olmadığını anlayabilirsin.
  2. Bu şekilde aynı türde bir çok soruya e-mail ve telefonla yanıt vermekle harcayacağın zamanı azaltabilirsin.

Bizim örneğimiz: Web sitelerimizde hemen herşeyin fiyatı yazılıdır. Bu da sürekli aynı teklifleri vermenin önünü kesiyor (buna rağmen hala bu tür fiyat teklifi isteyen e-mailler alıyoruz). Ayrıca ziyaretçinin, sunduğumuz hizmetlerin kendi fiyat aralığında olup olmadığını hemen anlayabilmesini sağlıyoruz.

Paralarını sana vermeleri için yeterli güveni sağlamak

1. Adım: Seni tanımaları ve sevmeleri için bir yol göster

Burada blog devreye giriyor. Sahip olduğun blog, kişiliğini statik bir websitesinden çok daha etkili bir şekilde ortaya koyar. Faydalı bilgilerin yanı sıra kişiliğini de gösterecek şekilde yazmak ve yazılarını düzenli olarak yayınlamak, yaptığın işi pazarlamanın benim bildiğim en etkili yolu.

Bunu ara sıra veya düzenli olarak yapacağın teleseminerler, podcastlar ve videocastlarda da destekleyebilirsin (böylece seni görebilir veya sesini duyabilirler).

Bizim örneğimiz: Ben bir kaç blogda birden yazıyorum – bu, benim kişisel blogum, Freelance Switch, Vagablogging ve diğer bir kaç adet şu anda çalışmayan bloglar. Bunlar sayesinde insanlara beni tanımaları için bir yol gösteriyorum. İlk başta gruplar için teleseminerler yapıyordum ama artık yapmıyorum.

2. Adım: Sana güvenmeye başlamaları için bir yol göster

Blogun, e-dergin, podcastlar, videocastlar veya her neyi kullanacaksan onun aracılığı ile kaliteli ve değerli tavsiyeler vermek, insanların sana güvenmeye başlamasında en önemli noktadır.

Kendini online olarak yönetme biçimin, senin hakkında inanılmaz çok şey söyler – hatta senin haberin olmadığında bile. E-maillerine/grup mesajlarına zamanında ve nazik yanıtlar veriyor musun? Dilbilgisi ve imla kurallarına dikkat ediyor musun? Uygun ve profesyonel bir dil kullanıyor musun?

Bizim örneğimiz: Benim kişisel ve resmi olmayan bir Online İş Yapma Kuralları rehberim var:

  • Tüm bloglarım için geçerli en önemli amacım değerli ve olumlu bilgi veren yazılar yazmak.
  • İşle/potansiyel müşterilerle ilgili tüm e-maillere 48 saat içinde yanıt vermeyi ve diğer tüm ciddi e-maillere (yani işe yaramaz bir şey isteyenlerin haricindekilere) 5 gün içinde yanıt vermeyi amaçlıyorum.
  • Online network iletişimlerinde kendimi aleni bir şekilde satmak yerine katma değer yaratan şeyler yazmayı amaçlıyorum ( bu da benim kendimi satma yöntemim).

Bu yazıyı sonlandırırken, şunu göz önünde tutmanı istiyorum: Benden veya başka birinden online olarak bir şey satın alman gerekseydi, paranı bana verecek kadar güvenmen için ne duyman, okuman, görmen ve hissetmen gerekirdi?

Bunlara vereceğin yanıtları, kendi işinde kullanmaya hemen başlayabilirsin!

Yorumlar